Fordist üretim sistemi içinde, dikey olarak örgütlenmiş büyük sanayi işletmeleri tipik modern üretim birimleriydi; yeni esnek üretim rejiminin getirdiği ölçek küçültme ve adem-i merkeziyetçilik eğilimleri sonucu, bu büyük işletmeler tipik model olmaktan çıkmaya başladılar. Tüketim kalıplarındaki değişmeler de Fordist üretim sisteminin geride kalışının önemli bir yanıydı. Bu sistemde, dayanıklı tüketim malllarının kitlesel üretimi, bu mallara düzenli artan bir talep olmasını gerektiriyordu ve bu da işçi sınıfı gelirlerindeki düzenli bir artışa bağlıydı. Buna karşılık, dar bir pazarda özel tüketici kitlelerine hitap eden marka ürünlerin önem kazandığı bir ortamda, arz-talep ilişkisi ve buna bağlı olarak işçi sınıfının gelirlerinin düzeyi, aynı anlamı taşımıyordu. Esnekliğin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ilerlemenin krtik bir koşulu olarak sunulmaya başlandıığı yeni üretim sisteminde, işçilerin tüketim talebinin, dolayısıyla işçi sınıfının tüketi olarak öneminin azaldığı söylenebilir.