Rousseau'nun bu genel istenç kavramının hem demokratik hem otoriter yorumlara elverişli olduğu anlaşılıyor. Bu yüzdendir ki, hem Fransız Devrimi'nin burjuva demokratik düşünürlerini, hem otoriter bir devlet anlayışı geliştiren Hegeli etkilemiştir. Dahası, Rousseau'dan, onun kuramlarından yararlanacak genel istenci temsil ettiklerini söyleyen hem Lenin gibi komünist parti, hem Hitler, Mussolini gibi faşist parti önderleri de dolaylı, dolaysız yollardan etkilenmiştir. Rousseau'nun egemenliğin koşulsuz halkın olduğu ilkesi ise, çağdaş anayasalara geçmiştir.