“Zenginin zekâtı malına fukarayı iştirak ettirmek olduğu gibi fukaranın zekâtı da zenginden ümidini ve gözününü kesmektir. İlmin zekâtı onu ehline ve talibine vermektir. Evin zekâtı gelen misafiri ağırlamak ve itibar etmektir. Sohbetin zekâtı da dedikodudan uzak olmaktır. Evladın zekâtı yetimlere ihsandır. Kuvvetlinin zekâtı zayıflara yardımdır. Nefsin zekâtı kötü ahlakları terk etmektir. Aşkın zekâtı vermek, hep vermektir.”
Kenan Rifâî
Huzurla geçen bir ömür sürdürdüğümü zannetmişim ben. Ne huzuru, kabul ediyorum. Savrulmuş bir hayatta huzur bir kelimedir sadece. Ufacık bir sevgiyi, ilgiyi, başarıyı huzur zannetmişim. Vah bana şimdi, vah.