Özetle, genç kızların çoğu için, 19. yüzyılda gerçekleşen cinsel devrimden önce, bakireliğin korunması konusu hiç değişmeyen bir kaygı unsurudur. Çok erken yaşta, kendini bırakışın zevklerine boyun eğen kızlar, gebe kalmasalar bile, kendi içlerinde yaşayacakları dramların, hatta vicdan azaplarının, başkaları tarafından ayıplanmanın, evlilik pazarında değer kaybetmenin sıkıntısını yaşarlar. Bazı oğlanlar bile, cinsel ahlakın tutarsızlığına karşın, bekâretlerine değer verirler. Kimi günlüklerde bu saplantının yankılarına rastlanmaktadır.
Beden Üstünde Kesişen Bakışlar/ Dinin Etkisi/Bakirelik ve Kendini Tutma
Ata'larınızın yolu mu önemli ? yoksa Elçilerin yolu mu?
"..Ancak kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden o kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler..."Bakara, 213 "Andolsun, Zikir’den sonra Zebûr’da da:
Kur'an-ı Kerim
Reklam
Bilimsel yöntem, bilim insanının laboratuvarda deney yaparken
Öne sürdüğü hipotezi sınamak, en güvenilir veriyi elde edebilmek için kullandığı meslek becerisi değildir; bilimsel yöntem, insan zihninin kendisini yaşam içinde anlamlandırma ve bu enformasyon ağı içerisinde varoluş biçimini seçebilme becerisidir. Yani bilimsel yöntem, insanın "daha anlamlı ve doğru yaşama'' iştahından doğar; merak bu isteğin adıdır. Me­rak bilimsel yaşama üslubunun başlangıçta anlama isteği, sonuçta da anlamaktan doğan sevincidir. Özetle bilimsel yöntem, bilim insanı için değil, aslında insan için, insanlığın bilinmeze karşı kendisini ve zihnini koruyan yaşam becerisidir. İster bahçıvan, ister mühendis, ister çiçekçi, ister bilim insanı olun, bilim "anlamlı, doğru ve özgür yaşamak isteyen'' her insan içindir.
Sayfa 64 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Bilim/Felsefe
7/10
·448 syf.··
2026 28. kitabı
Kitap cadılar ile cadı avcılarının ölümcül bir düşmanlıkla birbirinden ayrıldığı bir dünyada geçiyor. Cadı olan Lou, kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalışırken kader onu bir cadı avcısı olan
Yılan ve GüvercinShelby Mahurin · Yabancı Yayınları · 20212,645 okunma
Teoman Duralı, modern dönemdeki "Kur'an bize yeter" sloganıyla filizlenen ve Peygamber'in postacı konumuna indirgenmeye çalışıldığı akımların varacağı felsefi sonu çok iyi görüyordu. Peygamberi aradan çıkardığınız an, din rasyonel bir ideolojiye ya da kişisel bir ahlak felsefesine dönüşür. Eğer vahyin ilk uygulayıcısı, şarihi (açıklayıcısı) ve yaşayan örneği olan Hz. Muhammed dışlanırsa, her birey kendi dininin kurucusu haline gelir. Ortada ortak bir ibadet dili, ortak bir yaşam ahlakı ve yaşayan bir sünnet kalmaz. Bu da teoride teizme veya bir tür felsefi "İslam" algısına kapı açsa da, dinin yaşayan özü olan "Müslümanlığı" imkansız kılar. Özetle Duralı; Peygamberi dışlamanın, İslam'ı korumak değil, aksine onu hayattan koparıp sadece zihni bir egzersiz haline getirmek olduğunu savunur. Müslüman olmak, o soyut nizama bir insan rehberliğinde, onun adımlarını takip ederek bilfiil dahil olmaktır.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam