Toplum olarak , sessiz bir sözleşmeyle susma kararı alınmış , yaşananlar genç kusaklara aktarılmamamış.Hiç kimseye düşman olmadan yetiştirilmiştik . Bu işin iyi tarafıydı ama bir de geçmişimiz konusundaki korkunç cehalettimiz vardı.
Bu memlekette, kürt sorunundan yoksulluğa ,hemen her meselede bir görmezden gelme, yok sayma alışkanlığı vardı.Bir muhalif kişi bunlardan söz ederse , sanki sorunları o yaratmış gibi ona öfke duyulurdu. Farklı düşünmek , çok zaman düşman kabul edilmenin nedeni olurdu.
'Edebiyatın gücü burdan geliyor ' diye düşündüm . Tolstoy da kitap yazdı , Adolf Hitler de. Sorun yazıda değil , kimin ne amaçla yazdığında . Tanrı bile kendini yazıyla anlatıyor . İyi ama yazının icadından önce Tanrı yok muydu ?