Hayatın en verimli terapilerinden biri acıyı paylaşmak değil miydi ?
Hayat, acı ve sevginin zıtlığında yaşanan bir ikilemde çalışan denklem gibiydi. Acılar paylaşılarak azalır, sevgi paylaşılarak çoğalırdı, hayatın temelinde daima paylaşmak vardı . Cennet ancak paylaşılarak kurulabilecek en güzel yer değil miydi ?
İnsan,bedeninin dışına çıkıp kendine bakabilmeliydi. Nasıl göründüğü, nasıl davrandığı,nasıl düşünüldüğünü anlayabilseydi, karşısındakinin üzerinde yarattığı etkiyi analiz edebilseydi, belki o zaman dengede durabilirdi.
Denge, etrafımızda olan her şeye rağmen olmamız gereken kişiyi unutmamak değil miydi ? Anlamak gerekirdi: Kendini anlattığın gibi değil, karşındakinin yorumladığı gibiydi onun zihnindeki izin .
İnsan kendi değerini bilmediğinde, kendisine ucuza değer biçecek biri mutlaka hayatına giriverirdi. Sana ne kadar değersiz olduğunu hissettirenlerle dolu bir hayat, lanetlenmişlikti .