Anne Serre – Leopar Desenli Şapka
Fransız yazarları severim, özellikle o kendine özgü anlatım biçimleri her zaman ilgimi çeker. Fakat bu kitap, ne yazık ki beklentimi karşılamadı. Uzun zamandır böylesine yormadan da hiçbir yere varmayan bir metin okumamıştım. Belki çeviriden, belki yazarın tarzından ama cümleler adeta birbirine dolanmış gibiydi; girintili çıkıntılı, ucu bucağı olmayan bir nehir gibi akıyor ama nereye vardığını bir türlü bilemiyorsunuz.
Bir hikâye varmış gibi başlıyor ama derinleşmeden kayboluyor. Duygular yüzeyde kalıyor, ne duygusal bir bağ kurabiliyorsunuz ne de anlatılan dünyaya dahil olabiliyorsunuz. Kitap bitince elimde kalan sadece belirsizlikti.
Kısacası, edebiyatla dolu bir beklentiyle başladığım bir okuma, sessiz bir hayal kırıklığıyla son buldu. Tamamen vakit kaybı, okumaya değer çok daha iyi kitaplar var. Leopar Desenli ŞapkaAnne Serre
Ferzan Özpetek – Saklı Yürek
Ferzan Özpetek’in hikâyelerinde hep o tanıdık his var: geçmişle bugünün birbirine karıştığı, duyguların sessiz ama güçlü bir şekilde aktığı bir dünya. Saklı Yürek de tam olarak böyle bir roman.
Anılarla dolu bir ev, kilitli bir oda, gizemli bir tablo koleksiyonu… Ama asıl mesele bunlar değil — asıl anlatılan, iki kadının zaman ve mekânı aşarak birbirlerine dokunan hikâyesi. Her engeli, her suskunluğu aşarak konuşmayı sürdüren iki insanın hikayesi bu.
Özpetek, yönetmen kimliğinin o sinematik diliyle yazıyor yine; sayfalar bir film sahnesi gibi akıyor. Hikâye ilerledikçe sırlar açılıyor, ama asıl “saklı yürek” insanın kendi içinde kalıyor.
Okurken hem merak ediyor hem de duyguların ağırlığını hissediyorsun. Kısa, akıcı bir kitap tavsiye ederim. Ferzan ÖzpetekSaklı Yürek
Bazı kapılar dışarıya değil, içimize açılır.
Saklı YürekFerzan Özpetek · Can Yayınları · 20241,342 okunma