Dolapta kazaklardan birinin üzerinde parmaklarımı gezdirdim, kaşmirdi.
İşte bu, Dr. Adrienne Hale'in öldüğünü kesin olarak kanıtlıyordu. Çünkü hiçbir kadın bu kazağı yanına almadan buradan kendi isteğiyle gitmezdi.
Serinin üçüncü kitabı Şeytanı Uyandırma’yı da bitirdim. İlk iki kitaptaki o akıp giden tempo ve ters köşe etkisi bu kitapta biraz daha geri planda kalmış gibi hissettirdi. Konu yine merak uyandırıyor ama yer yer durağanlaştığı anlar oldu. Okurken kopmadım ama önceki kitapların yarattığı o “bir bölüm daha” hissi bunda çok güçlü değildi. Seriyi tamamlamak isteyenler için yine de okunur 4. kitabı ne zaman okurum bilmiyorum:) biraz ara vereceğim galiba