Her ölüm aklıma annemi getiriyor. Özlemle, aç susuz kalmışçasına bir özlemle yanına koştum.
Tuor
Deniz kıyısındaki kara yarlara ulaşıncaya dek bu yörede bir süre amaçsızca dolaştı ve işte o zaman hayatında ilk kez okyanusu ve onun dalgalarını gördü, hem de tam güneşin Yeryüzü'nün uzak ucunda, denizin ufuk çizgisiyle birleştiği noktada gerçekleşen batışına tanık olacağı bir vakitte ve bu sahne karşısında yüreği son derece büyük bir özlemle dolarak, kollarını iki yana açıp öylece durdu. Bazıları onun İnsan ırkına mensup olup da Deniz'in kıyılarına ulaşan ve bu manzarayı seyretme şansı yakalayarak onun yürekte uyandırdığı özlemi tadan ilk kişi olduğunu söyler; ama söyledikleri ne derece doğrudur bilinmez.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Ben, Seninle karşılaşmak istiyordum, Seni aramak, özlemle geçmiş bütün o yıllar sonra Senin tarafından tanınmak istiyordum. Ben, Senin tarafından önemsenmek, Senin tarafından sevilmek istiyordum. Ama Sen, kar fırtınasında, insanın yüzünü kesen o sert Viyana rüzgârında bile her akşam sokağında durduğum halde beni uzun zaman boyunca fark etmemiştin.
Ben bazen yaşlılık kapıya dayandı diye neredeyse seviniyorum. Bir şişe kırmızı şarap ve eski arzulardan, hayal kırıklıklarından bahseden bir kitapla sobanın başında oturacağım yağmurlu günleri özlemle bekliyorum.
Sayfa 160·Kitabı okuyor