İhtiyar Bailey insanların Şehir'de yalnızca çalışmayıp, gerçekten yaşadığı zamanları hatırladı, insanların yaşadıkları, arzulu oldukları, kahkaha attıkları, birbirine bitişik viran evler yaptıkları, her evin gürültülü insanlarla dolu olduğu zamanları... Ah, yolun karşısındaki -o zamanlar, halk arasında, Boklu Sokak diye bilinen- sokağın gürültüsü, karmaşası, pis kokuları ve şarkıları o dönem efsaneviydi ama şimdi hiç kimse Şehir'de yaşamıyordu. Burası gün boyu çalışan ve akşamları başka yerlerdeki evlerine dönen insanların ve ofisleri olduğu soğuk, mutsuz bir yerdi. Yaşanacak bir yer değildi artık. İhtiyar Bailey pis kokuları bile özlüyordu.
Richard zihnindeki günlüğe bir şeyler yazdı.
Sevgili günlük, diye başladı. Cuma günü bir işim, bir nişanlım, bir evim ve mantıklı bir hayatım vardı. Sonra kaldırımda kanaması olan yaralı bir kız buldum, ve bir yardımsever olmaya çalıştım. Şimdiyse ne nişanlım, ne evim, ne de işim var ve Londra caddelerinin bir kaç yüz metre aşağısında, intihara meyilli bir meyve sineğinin tahmini yaşam süresiyle yürüyorum.