" ......'Çığlıklar, davullar, dans, dans, dans, dans!'
Bir doruğu varsa çılgınlığın, işte bu an olmalı. Yükseklere çıktıkça seyrelen varoluşun, hiçliğin bağrında çözülüp dağılması. Ölümü bile sarıp sarmalayan bir yok oluş... Asıl düşüş de bu işte, her şeyin yanı sıra kendini de yok eden düşüş. "
" Hayata kafa tutan kız çocuğu 'dünyanın en tehlikeli' kentini seçerken, insanoğlunun karanlıklarına bakmak istemişti yalnızca. Güvenli bir uzaklıktan bakmak... Oysa yüzünü döndüğü cehennemde saçları alev alev tutuştu. Rio de Janerio, bedenin baş döndürücü anarşisini saldı üzerine, akkor halindeki günleri, vaatlerle, tehditlerle, okşamalarla dolu geceleri, cinayetleri... Artık iradesi kas gücünden yoksun, kişiliği lime lime sarkıyor üzerinden. Yaralılarını geride bırakıp kaçan bozguna uğramış bir ordu... "
"İyi insanlar olarak öyle nam salmışlardı ki, kimse aldırış etmemişti onlara. "Biz o sözlerin sarhoş palavraları olduğunu sanmıştık," diye ifade vermişlerdi.. "