Bazen yaşadıklarımızı daha iyi anlamlandırabilmek için sahneden çıkmamız gerekir. Kendimize uzaktan bakabilmek daha net daha berrak bir görüntü oluşturur zihnimizde. Günlük hayattaki acil işlerin çığırtkanlığından sağır olmuştu kulaklarımız ruhumuzun yavaşla, özümse, keşfet, şükret, mutlu ol çığlıklarını duyamaz olmuştuk kalbimizde . Hayatı ağır çekime aldığımız bu günlerde anladık, dostlarla içilen bir fincan kahvenin ruhumuzu şifalandırdığını sevdiklerimize sıkı sıkı sarılabilmenin asıl yaşam kaynağımız olduğunu doğada bir çiceği seyre dalıp tefekkür edebilmenin ne büyük nimet olduğunu. Öğrendik belkide küçük gibi görünen aslında yaşamın özü olan değerlerle mutlu olmayı başaramazsak asla huzurlu hissedemeyeceğimizi. mutlaka değişerek çıkacağız bu süreçten Savrulacağız, yıkılacağız, kırılacağız ancak geriye bir şeyler kalacak işte o kalanlar bizim baharımız olacak güzel günlerin güneşli günlerin arasına bolca umut boca edip devam edeceğiz kaldığımız yerden.