‘’ Seyahate gideceğimiz yerleri resimlerle ya da sözlerle tasvir ederken kendimizi kolayca unutur, o tasvirin dışında tutarız. Evde Barbados’un fotoğraflarına uzun uzun bakarken, bakma işlevini yerine getiren gözlerimin bir bedene ve bir akla bağlı olduğunu, ben nereye gidersem gideyim onların da benimle beraber seyahat edeceğini göz ardı etmiştim. OYSA GÖZLER, GÖRMEYİ AMAÇLADIĞI YERE VARDIĞINDA BEDEN VE AKIL YENİDEN VARLIĞINI HATIRLATIYOR, SÖZ KONUSU YERDEN ALINACAK HAZZI AZALTIYORDU. Evdeyken otel odasının, sahilin ya da gökyüzünün resimlerine saatlerce yoğunlaşarak bakabiliyor, bu gözlemi yapan gözlerimin aslında kocaman ve karmakarışık bir organizmanın parçaları olduğunu tamamen unutabiliyorum. ‘’