- Şaraptaki balık -

- Şaraptaki balık -
@oznurdoglu
" Varlığına şiirler yazıyorum , hayaller kuruyorum, masallar yazıyor sessizce ağlıyorum kim bilir yokluğunda belki de destan yazar yastığımı okyanusa çeviririm."
35 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
" Öylesine kirlenmişiz ki yüreğimiz kanalizasyon borusu gibi... "
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
" bir yerlerde var olduğunu bilmek yetmiyor nefesini nefesimde hissetmem gerek. "
ARKADAŞLAR BU GÖRDÜĞÜM Bİ RÜYADIR. Yanıyordu koca bir şehir tüm külleriyle beraber… Ağaçlar kopuyordu… Yıldızlar dökülüyordu… Güneş batıdan doğuyordu… Bütün bir şehir alev alev yanıyordu… İçindeki her şeyi beraberinde götürüyordu… Yok, oluyordu, her şeyi sessizce yok ediyordu bilinmezliğe sürüklüyordu. Karanlık alevlerin yerini tozpembe sisler alıyordu… Sen geliyordun yavaş adımlarla üzerinde hasta kıyafetleri var. Üzerin kan, gözlerin yaşlı, korkmuş gibisin, ben sadece uzaktan sana bakıyorum biliyorum eğer bir adım atarsam sen öleceksin ama halin harap bir enkaz gibi bana ihtiyacın var bunu hissediyorum ellerini bana uzatıyorsun ama ben arkama dönüp geriye doğru gidiyorum çünkü biliyorum eğer sana yaklaşırsam seni kaybederim… O yüzden arkamı dönüp gidiyorum… Hiçbir şey söylemiyor dudaklarım senin dudaklarında kapalı ağzından tek bir kelime dökülmüyor sadece ellerini bana doğru uzatmışsın ama ben arkamı dönmüş gidiyorum sonra… Bir an duraksıyorum ve önümü sana dönüyorum ellerin yok, sen yoksun… Yerde kanlı elbiselerin var… Hiçbir şey söylemeden çekip gitmişsin… Yok olmuşsun… Sonra kafama yediğim darbeyle gözüm kapanıyor. Bedenimdeki ölüm soğukluğu tüm hücrelerimi esir ediyor… Nefes alamıyorum ölüyorum ellerimde elbiselerin var burnuma götürüyorum kan kokuyor burnumdan çektiğim zaman nefes alamıyorum. Gözlerimi sıkı sıkı yummuşum açmaya korkuyorum dudaklarım kanıyor ağzımdaki o demir kan tadı bütün bedenimde yayılıyor sonra… Ellerin ellerimde ellerinin sıcaklığı ellerimde avuçlarımın içi kanamış… Elimdeki kan sana bulaşıyor. Sonra ellerinin sıcaklığı kayboluyor bedenimde hissetmiyorum seni gözlerimi açtığımda ise odamdayım
Bugünlerde çok yalnız hissediyorum. Nedenini inanın bilmiyorum çünkü baya üzgünüm sebepsiz bir yere bir hüzün var içimde sanki olmayan birini özlüyorum böyle yorgan misali tüm vücuduma sarılıyor nefesimi kesiyor. Şimdi diyeceksiniz sevdiğin veya özlediğin biri mi var kesinlikle yok. Birini veya birilerini özlemeyi uzun zaman önce bıraktım arık özlem gibi bir duygu yok içimde sadece anlam yükleyemediğim bir sıkıntı mı desem hüzün mü desem öyle bir şey var. Bu bölümde anlatmak istediğim şeyi zaten az çoğunuz anlamıştır pırlanta ve çakıl taşı meselesi çakıl taşı sadeyken pırlanta gösterişli ve muhteşem… Pırlantayı eline aldığın an kırılıyor ama çakıl taşını metrelerce yüksek bir binadan atıldığı zaman bile kırılmıyor burada vermek istediğim mesaj acı dolu kalpleri yani yaralı dış görünüşü kötü kalpleri sevin… Çünkü onlar kolay kolay sizi bırakıp gitmez gitmez dediğim şey yani ne pahasına olursa olsun o yüksek binadan düşse bile sizi bırakmaz çünkü bırakılmanın ne demek olduğunu bilir… Unutulmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu o kalbinize bedeninize yüklenen sızıyı köprücükkemiklerinde hissetmiştir. Ama pırlanta yani hayatı muhteşem olan hiç incinmemiş hep mutlu hep güzel hep hayatın iyi tarafıyla karşılaşmış kalpleri sevmeyin çünkü o kalpler acının ne demek olduğunu sızının her gece ne kadar ağır bir yük gibi boğazınıza yapıştığını bilmez en ufak şeyde kırılır gider. Ona bakarken bile kırıldığını hissedersin ama çakıl taşı ne kadar da kötü ve acı dolu yararlı dışına vurmuş ve hırpalanmış işte o sizi bırakmaz ne pahasına olursa olsun ne kadar yüksek bir yerden düşmüş olursa olsun… Sizi bırakmaz ne olursa olsun sizin yanınızda kalır çünkü acıyı hissetmiştir yalnızlığı biliyor ve hissediyordur. Ve sizin yaşamamanız için elinden geleni yapar ama bir gün bile olsun sizi
" insanlar sevmeyi el ele tutuşmak sanıyor , öpüşmek ve hatta sevişmek sanıyor ama aslında bilmiyorlar ki sevmek her şeyden önce kalp istiyor."