Öznurr
İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit bir kitaba iki ayrı hikaye yüklemiş, birisi ön plandaki Komiser Nevzat ve bir polisiye vak'ası, diğeri ise arka planda kalan ama farkında olmadan insanı saran İstanbul Tarihi. Yazarın bu yönünü ve romanı bu şekilde kullanmasını çok sevdim.bu kitap diğer klasikleşmiş polisiyelere kıyasla tarihsel derinliği çok çok fazla. Tam bir tarih ziyafeti içeriyor. O güzel şehrin Byzantion olarak anıldığı dönemlerden günümüz İstanbul’una kadar geçirdiği evreler, dönemin olayları, karakterleri, eşsiz eserleri ve bir o kadar da eşsiz hikâyelerini anlatıyor. Tarihi mekânlar hakkında yazarın betimlemeleri çok harika. İstanbul'un tarihi mekânlarını da geziyorsunuz bir nevi okurken. Ya da gezip görmek isteyeceğinizden eminim. Bu yüzden de bilgiye aç okuyucuyu polisiyeden ziyade bu yönüyle çekiyor kendisine bence. Ayrıca olayın kahramanlarının da içimizden birileri olması, içinde bulundukları ruh halleri, sevinçleri, üzüntüleri, onları benimsememize önemli birer etken olmuş. Bu yüzden de kitabın akıcı ve sürükleyici olması gayet normal. Bizden birilerini anlatıyor sonuçta.
Kitabın kurgusu da genel olarak iyi. Hiç böyle kurguda olacağını düşünmemiştim. Beklentimin üstündeydi. Fakat finalde yazarın okuyucuyu şaşırtma çabasını biraz abartmış olduğunu düşünüyorum.Hele bir ara bana rahmetli Müzeyyen Senar’ı hatırlatıp şarkılarını açtırıp dinletmesi de harikaydı. Son bölümde çok duygulandım.
- Azıcık bir eleştirim olacak olursa. Edebi açıdan bence biraz yetersiz. İstanbul'u tanıtması, ilk bölümde mitolojik bilgiler vermesi açısındansa çok güzel. Cinayet romanından da dünya klasiği ağırlığında büyük bir beklenti de olmamalı tabi.
- Okumaya yeni başlayacak kitapseverler için harika bir kitap. Polisiye severlere ayrıca İstanbul tutkunlarına tarih severlere