Uzun roman okumalarınızın arasına tatlı bir durak mı arıyorsunuz? O zaman doğru seçim.
Omur Iklim Demir 'in bu ilk öykü kitabında yer alan 10 öyküyle yalnızlığı sorguladım ben. Öykülerde geçen yalnız adamlar,yalnız kadınlar,yalnız gençler, bitmek üzere olan evlilikler, bitmiş evlilikler, çoktan bitmiş ama bitemeyen evlilikler...Neden bu kadar çoklar. Modern dünyanın getirdiği bir durum mu, yaşın getirdiği bir olgu mu?
Yazarın yarattığı karakterlerle fazlasının işkence olduğu evham duygusunu, gündelik yaşantımıza sızmış, her an sokak sonundan çıkacakmış, kapı arkasında bekliyormuş, zil sesiyle gelmiş gibi karşımda buldum hem de zekice kurgulanmış süpriz sonlar, iç içe geçmiş zamanlarda, beklemeden,ansızın.
Günümüzde neredeyse sıradan hale gelmiş kadına şiddetin kadın üzerinde etkisini gördüm, beyaz yakalıların her gün işe giderken yaşamaya ara verip sistemin yarattığı kişi olup tekrar yaşama dönmeye çalışmasını gördüm.
Balkonlarda, pencere önlerinde, perdelerin arkalarında, karanlık sokak köşelerinde hayatta olmaya çalışan ama hayata karışmaya korkan insanlarla tanıştığım bu öykü kitabı yazarın yeni kitaplarını okuma isteğim için fazlaca yeterli oldu.