Ozan Han Özdil

Ozan Han Özdil
@ozyzdil
Yankılarla ona doğru gelen bir şey vardı, belli belirsiz, uzaklardan, zar zor duyulabilen bir şeydi bu, ama yüreğini hoplatmaya yetiyordu. İçinde pır pır eden umutlar ve kuşkular –umutlar, henüz tanımadığı bir sevginin umutları, kuşkular ise, geriye kalan günlerinde bu yeni keyfî tadamayacağı kuşkularıydı– göğsünü daraltıyordu hep.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sızının titrek ışığı yüzüme vurdu gecenin rüzgarında
İnan ki çok derinden yaralı bir kalbi var ve bunu çok çok nadir açıyor insanlara. Ben o kalbin kanadığına şahit oldum
Senin mutluluğun eksikken benimki nasıl tam olsun?
Güneş hüzünlü hüzünlü yükseldi; güneşin üzerine vurduğu hiçbir şey, sahip olduğu yetenekleri ve güzel duyguları kullanma becerisinden yoksun, kendi yararı ve mutluluğu için bir şeyler yapmayı beceremeyen, dahası bu feci halinin farkında olan ve bu feci halin onu tüketmesi pahasına kendinden vazgeçen bu adamdan daha hüzünlü değildi.