Sosyal bilimlerin "sayısallaştırılmış" bir eğitim sisteminde geri plana atılması, aslında toplumun kendi hafızasını ve analiz yeteneğini köreltiyor
Öğretmenlik,hukuk,psikoloji bölümlerine düzenleme yapılmalı ciddi başarı barajlari getirilmelidir,her isteyen sadece maddi imkanı olduğundan veya birkaç netle bu alanlara sızamamalıdır.
Hak etmeli,bu bölüm okumak için çaba sarf etmeli ki gerçekten o bölümü okurken emek vereceğini,öğrenmek için çaba sarf edeceğini, o işi yaparken iyi yapacağına ikna olabilelim.
Bu bölümleri okumak gerçek bir emek ve entelektüel çaba gerektirmelidir
Sözel ve eşit ağırlık bölümleri genel olarak "kolay" etiketiyle küçümseniyor ama sosyal bilimler bu ülkeyi toplumsal olarak geliştirecek,inşa edecek tek unsurdur. İnsanların psikolojisi,tarihi,vicdani,toplumsal uyum,kamu düzeni ve güvenliği ancak bu şekilde korunabilir.
İnsanlar emek versede sözel bölümlerde önü direk kapalı halbuki bu bilimler evet daha anlaşılabilir ,karmaşık değil ancak milletin ruhu toplumun ana öğesini oluşturur,onların karmaşıklığı toplumda işi yaparken ortaya çıkar,toplumun sığlaşmasını önler.
Toplumun içinde sözel bilimler vardır ama tabi biz her şeyi soru bankasından ibaret gördüğümüz için sözel bölümleri küçümsemeye dünden hazırlanıyoruz.
Müfredatlarını basitleştiriyoruz, eğitimi sadeleştiriyoruz, basite indirgiyoruz her şeyi. Eğitimi Küçük görüyoruz,eğitim emek, çalışma,zaman,akıl ister. Bizde ise yalnızca zaman geçirilen ve biten bir yer oldu. Kapsamlı derin bir eğitim verilmiyor sonrada sözel ve eşit ağırlık bölümleri küçümseniyor ,bir kitap bitirmeden mezun oluyorlar küçümsemekte haklıyız ancak bu düzende de çalışan ile çalışmayan ayırt edilemiyor çok sığ,yüzeysel sorular soruluyor.
Hukuk,psikoloji,eğitim ülkeyi ayakta tutan yegane bilimlerdir bizde toplumsal olarak