"Yedi şey gelip çatmadan iyi işler yapmakta acele edin. Yoksa siz insana kendini unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, halsiz bırakan hastalıktan, bunaklaştıran ihtiyarlıktan, ansızın yakalayan ölümden, gelmesi beklenen şeylerin en fenası Deccal'den, belası daha büyük ve daha acıklı olan Kıyamet'ten başka bir şey mi gözlüyorsunuz?"
Akşama ulaştığında, sabahı bekleme!
Sabaha çıktığında, akşamı düşünme!
Sağlıklı günlerinde, hastalığın için; hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al!
Dış faktörlere fazla değer biçerek onlara aşırı bağlanma gibi bir alışkanlık edinmemeniz gerekir. Değer verdiğiniz şeyler sizden ebediyen alınsaydı çok üzülür müydünüz diye kendinize sorarak bunun kontrolünü yapabilirsiniz der. Stoacılar yaşamda, bağlılıkla bozulmamış sağlıklı bir şükran duygusu geliştirmek istiyorlardı. Sessizce akıp giden ve bir sürü şeyi alıp götüren bir nehir gibi, sükunet içinde değişimi ve kaybı düşünerek, kafalarında canlandırarak uygulamalar yaptılar. Bilge insan yaşamı sever ve yaşamın ona verdiği fırsatlar için minnettardır ama her şeyin değiştiğini ve hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmeyeceğini de kabul eder