Bir insan, yapmak zorunda olduğu iki ya da iki düzine şey arasından tek biri için azıcık daha güçlü isteğe sahipse, iyi ya da kötü olması farketmeksizin, kesinlikle o tek şeyi yapacaktır. Eğer iyiyse, vicdan muhasebesinin tüm aldatmaları bile, dürtünün gücünü zerre kadar yükseltemez ya da kişinin eylemden alacağı rahatlık ve tatmini arttıramaz.
İnsanlar her gün başkaları adına fedakârlık yaparlar fakat bu, en önce kendi iyilikleri içindir. Eylem, önce kendi ruhlarını tatmin etmelidir. Bundan yararlanan diğerleriyse ikinci sıradadır.
Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. İstisnasız tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayana kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.