Yüreğinle, gülüşünle
Sen herkesten özelsin
Yüreğim sana çarpıyor
Sen her şeyden güzelsin

Madem ki karşılaştık
İsmini söyle bana
Yar el ele dolaştık
Acele etme sevgili
Seninle anlaşırız biz
Elleri pamuk sevgili

Sen herkesten özelsin
Sen her şeyden güzelsin

Ben İçeri Düştüğümden Beri
Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
Ona sorarsanız: ’Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman...’
Bana sorarsanız: ‘On senesi ömrümün...’
Bir kurşun kalemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
Ona sorarsanız: ’Bütün bi hayat...’
Bana sorarsanız: ‘Adam sende bi hafta...’
Katillikten yatan Osman; ben içeri düştüğümden beri
Yedibuçuğu doldurup çıktı.
Dolaştı dışarda bi vakit,
Sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri, altı ayı doldurup çıktı tekrar.
Dün mektubu geldi; evlenmiş, bi çocuğu olacakmış baharda...

Şimdi on yaşına bastı, ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.
Ve o yılın titrek, uzun bacaklı tayları,
Rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldu çoktan.
Fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.

Yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde, ben içeri düştüğümden beri...
Ve bizim hane halkı, bilmediğim bir sokakta, görmediğim bi evde oturuyor

Pamuk gibiydi bembeyazdı ekmek, ben içeri düştüğüm sene
Sonra vesikaya bindi
Bizim burda, içerde
Birbirini vurdu millet, yumruk kadar simsiyah bi tayin için
Şimdi serbestledi yine, fakat esmer ve tatsız

Ben içeri düştüğüm sene, ikincisi başlamamıştı henüz
Daşov kampında fırınlar yakılmamış, atom bombası atılmamıştı Hiroşimaya
Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman
Sonra kapandı resmen o fasıl, şimdi üçünden bahsediyor amerikan doları
Fakat gün ışığı her şeye rağmen, ben içeri düştüğümden beri
Ve karanlığın kenarından, onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp doğruldular yarı yarıya

Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine
‘Onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar.
Korkak, cesur, cahil ve çocukturlar,
Ve kahreden yaratan ki onlardır,
Şarkılarda yalnız onların maceraları vardır’

Ve gayrısı
Mesela, benim on sene yatmam
Laf’ı güzaf...





Mutlaka şiirin yorumunu da dinlemenizi öneriyorum. Bazen dünya'ya doğan bu insanların iyi ki böyle acılar, sıkıntılar yaşadığını dahi düşünecek raddeye varıyorum. Sonra diyorum ki iyi ki varsınız ve iyi ki yaşamışsınız.
https://m.youtube.com/watch?v=FqPOfh-dbFI

Tayfun, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Kadınla erkeğin yan yana gelemediği, birbiriyle görüşüp konuşamadığı memlekette aşk olmaz...

Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 467 - Yapı Kredi Yayınları)Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 467 - Yapı Kredi Yayınları)
Cem Eren, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

"Sessizlik, her zamanki sessizlik, her zamanki gibi olmayan sessizlik."

Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 231)Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 231)
Cem Eren, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

"Kanım zannettiğim kırmızı mürekkepmiş. Elindeki mürekkep sandığım şey de benim dinmeyen kırmızı kanım."

Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 225)Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 225)
Helin, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okumayı düşünüyor

Ona âşık olabilir miydim? Derin bir mutluluk hissediyor ve endişeleniyordum. Bu mutluluğu ciddiye almanın tehlikeleriyle hafife almanın bayağılığı arasında ruhumun sıkışabileceğini, kafamın karışıklığından çıkarıyordum.

Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 50)Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 50)
Derya, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Tahta cetvel..
Cetveli elime aldim..burnuma goturup fusunun elinin kokusunu hatirladim,ve gozlerimin onunde o an canlandi..Gozlerim sulanacakmiydi?Nesibe hala mutfaktan gelirken cetveli ceketimin ic cebine koydum

Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 155)Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 155)
Derya, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Esyalar..
Yasadigimiz tum anlar icerisinde neden bu ani sectigimizi aciklamakda,kendi hikayemizi bir roman gibi yeniden anlatmayi gerektirir elbette..ama o en mutlu ani isaret ettigimizde,onun coktan gecmiste kaldigini bir daha gelmeyecegini biliriz..bu aciyi dayanabilir kilan tek sey,o altin andan kalma bir esyaya sahip olmaktir...Mutlu anlardan geriye kalan esyalara anlarin hatiralarini,renklerini ,dokunma ve gorme zevklerini bize o mutlulugu yasatankisilerden daha cok sadakatle saklarlar..

Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 73)Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 73)
Derya, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Kendi kendine esya toplayan,bunlari bir kosede biriktiren...her takintili kisinin ardinda bir kalp kirikligi derin bir yara oldugu anlamina geliyordu bu soru..benim derdim neydi?

Masumiyet Müzesi, Orhan PamukMasumiyet Müzesi, Orhan Pamuk