pınar

pınar
@pankekitap
İnsanın kendi dünyası dışında yaşayacağı bir dünya yoktur.
Genç insanlarımıza eğitim verir görünürken, aslında kendi kalıplarımıza göre düşünmeyi öğretmek, yalnız onlar için değil, bütün toplum için de zararlı bir tutum. Kendi kendini tekrarlamanın, kısırlık içinde yüzüp durmanın en kolay yolu bu. Hele, işin başlangıcında, daha birtakım temel kavramları verirken, onlara kendi değer yargılarımızı da yüklersek, belki çok uslu bir kuşak yaratabiliriz. Ya da farkında olmadan, saldırganlığa itebiliriz; kendi değerlerimize göre yetiştirdiğimiz gençler, kurulu düzeni savunmak için en etkili silah olarak görünebilir bize. Ama, düşünmeyi öğrenmeden yetişen genç, günü gelir, öğretilenlerin dışında kalan yeni durumlar karşısında şaşkınlaşır, kendi yerini bilemez ve rüzgârlar önünde savrulur durur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Depresyon, kendilerine yönelmiş öfkenin, kendinden nefret biçiminin ifade edilişidir. Birey kendinden nefret etmenin ötesine geçebilirse, o zaman, öfke ve nefretin yerini, çocuksu bir kendini sevme alır.
Ceza gelişigüzel değil, son derece bilinçli bir şekilde kullanılmalıdır. Ceza uygulamasının getirdiği değişik sakıncalar vardır. Her şeyden önce cezanın sonucu önceden kestirilemez. Öte yandan ödüllendirmenin etkisini önceden kestirmek hiç de zor değildir. Ödülleme "yaptığını tekrar et" mesajını verir. Ceza ise, " yaptığını bir daha yapma!" mesajını verir, ancak çocuğun neyi yapması gerektiği konusuna bi açıklık getirmez.
İçinde yetişilen kültür, o anda içinde bulunulan ortam, gereksinimler ve benzeri her şey, algısal beklentileri etkiler. Bu nedenle algılamalar "mutlak" gerçek olamaz. Her bireyin algılaması o bireyin "gerçeğini" oluşturur. Bu bilimsel gerçeğin unutularak, kendi bildiği ve gördüğünün "Tek Doğru Yol" olarak savunulması, diğerlerinin algılamasına saygı göstermeyen, bireyin özgürce algılama ve düşünmesine sürekli zincir vuran bir ortam yaratır. Bu ortam, özgür düşünen kimselerin yetişmesini ve gelişmesini kısıtlar.
Bireyin içinde yaşadığı toplum karmaşıklaştıkça, bireyin davranışlarını inceleyen psikoloji biliminin katkısı da o derece önem kazanır.