8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
𝙰𝚜̧𝚔 𝙼ı 𝙱𝚞 𝙳𝚞̈𝚗𝚢𝚊𝚍𝚊? Herkese Merhabalar... Sizlere yepyeni bir kitap ile geldim. Kapağı ve ismi ile direk beni kendine çeken bir kitap oldu. Sizce de öyle değil mi gel beni oku demiyor mu? Yazarımızın ilk kitabıymış. Kendine has bir anlatım tarzı vardı. İlk başlarda bira alışmam gerekti. Biraz da hızlı bir akışı olduğunu söylemek isterim. Genel itibari ile ise hızlı okunan bir okuma sunuyor. Gençlik işin içinde olunca tabi bir de aşk olunca Kitap bizi üniversite yıllarına götürüyor. Arkadaş ortamına, kalp sancılarının olduğu o yıllara. Bol diyaloglu, bol şarkılı ve yerinde karakterleri ile başlar başlamaz bitirilecek bir kitap sizi bekliyor. Yazarımızın yeni kitaplarını da merakla bekliyor olacağım zira anlatım ve o işlenmiş detayları çokça sevdim. Ayrıca her yaşa hitap edecek güzel de bir kurgu sunmuş. Papatya ve Toprak İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan Papatya kitaplara ve aşka aşık olan bir genç kadındır. Altı kız arkadaşı ile aynı evde kalır. En yakın arkadaşı olan Çınar'a duyguları farklılaşınca açılır ama aynı dönüşü alamayınca yıkılır ve bir çöküş yaşar. Aynı zamanda o samimi arkadaşlığı da bozulur. Bir cafede tanıştığı Toprak ile yeni bir arkadaşlığı gelişir. Buluşmalar, yazışmalar ve vakit geçirmeler derken ona karşı da farklı duygular hissetmeye başlar. Ahh Papatyam. Duygularını kendi kabullenmesi biraz zaman alsa da kabullendikten sonra Tolga anlayarak uzaklaşmaya başlar ve bu onu daha da üzer. Toprak geçmişten aldığı yaralar ile uzak durur. Tolga'nın sebepsiz bu tavrina kızarken kitabın sonunda onun ağzından yazılmış bölüm okuyunca da tabi ona da hak verdik.
Aşk mı? Bu Dünyada?Sümeyra Akkılıç · Kaktüs Sanat Yayınevi · 202510 okunma
Sinirlerim bozuldu...
Bu sinir bozucu çifte gerçekten 4 serilik bir kitap kadar katlanamadım ve maalesef kitapları yarıda bıraktım. Sadece aralarında sevdiğim çifti bulup okudum. Evet, Benjamin (kitapta Ben deniyor) ve Bridget (ona da Didge deniyor). Bu çiftten bir şeyler bulabilmek adına kitabı didik didik ettim. Azıcık şey vardı ama tatmin etmedi. O kadar Natasha ve Joshua beni baydı ki kitabı fırlatıp üçüncü kez Ben ve Didge’in kitabına geçtim. Tanrım… aradaki kimya çok farklı. Ben öküz olabilir, tamam—biraz öyle evet. Ama Joshua’nın o aşırı “aşık adam” rolü beni tiksindirdi, baydı, soğuttu. Bu nedir yaaaaw? Ben’i tercih ederim yani. Papatyam, Benjamin sert, karizmatik, huysuz, ateşli… ama bende tuhaf bir tanıdıklık hissi uyandırıyordu. İyiceeem, iyiceeem Stanton’un kitabına yorum yazarken Marx Girl kitabını övüyorsam bunda bir şey var, kesin Neyse… umarım Swan’la tanışacaksanız bu kitaba yolunuz düşmez. Çünkü eminim yazarı yanlış anlarsınız. Bu yazar o yazar değil. Çok değişmiş, çok gelişmiş. Kesinlikle bu kitapla başlamayın. Diğer kitaplarının hepsi muhteşemdi. Stanton’da sadece bir ilişkiyi gereksiz yere uzattığı için bence saçmaladı. Toplasa tek kitapta anlatsaydı severdim diye tahmin ediyorum. Ama 4 kitap yazılacak bir kimya yoktu. Kesinlikle hayır. Olsa anlardım.
Stanton UnconditionalT.L. Swan · T L Swan · 20155 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·260 syf.··
2025 156. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 00:25
Adım Adım Aşk ~ Tuğçe Akıllıoğlu . Güçlü kadın karakter okumayı sever misiniz? Eğer seviyorsanız kitabımızdaki kadın karakterimiz Delfin tam da öyle biri. Sevgilisinden ayrıldıktan sonra yıllardır rakibi olan Çetin’le ortak bir proje yapmaları gerekiyor. Delfin inanılmaz çalışkan bir ayakkabı tasarımcısı bir şirketin kadın ayakkabıları kısmının varisi. Bu hayatta ona her konuda yardımcı ve aile olan Musa amcasının oğluydu Çetin. Adla anlaşamayan, sürekli rekabet halinde olan iki kişiydiler. Sürekli birbiriyle atışan ve savaşan ikilinin ortak bir proje yürütmesi gerekince rekabet ortaklığa, yanlış anlaşılmalar sağlıklı iletişime, nefret ise aşka dönüşüyor Delfin’in güçlü bir kadın oluşunu sevdim ama ilk zamanlarda kimseye ihtiyacım yok tavrına karşı Çetin’in tatlı ama muzip tavırları hoşuma gitti. Delfin’in en yakın arkadaşı Pelin ve Vusal ikilisini de sevdim. Sadece biraz daha detaylı okumak isterdim onların ilişkisini. Delfin ve Çetin çiftinin penceren birbirleriyle atışmaları ve minik notları da hoşuma gitti. Onların da bazı önemli anlarını daha detaylı okumak harika olurdu. Genel anlamda sevdiğim ve oldukça akıcı bir kitaptı. Özellikle kadınlar, hayvanlar ve insanların ilişkileri konusunda oldukça bilinçlendirici mesajları vardı. Vurguladığı noktaları çok sevdim. Tek kitaplık mesajlarla ve aşkla dolu bir kurgu arıyorsanız şans vermelisiniz “Neredeyse herkes bize bakıyor. Çok mu tuhafız?” “Hayır,” dedi kendinden emin bir sesle. “Benim tüm adımlarım sana doğruyken senin bir adım gelmenle buluştuk. Şimdiyse çok güzeli” “Adım adım aşk mı?” “Evet, papatyam,”
Adım Adım AşkTuğçe Akıllıoğlu · Cadı Yayınları · 202524 okunma
Mucizeyi Beklerken - Hüseyin Uyar
Puan vermedi·120 syf.··
2025 6. kitabı
Öyle bir an gelir ki bir mucize olsun diye beklersin. Bazen o andaki çaresizliğine bir çıkış yolu bulmak, bazen de kaybolmuş bir umudu yeniden canlandırmak istersin. Cinsiyet fark etmeksizin çocukluktan başlayarak, hayatımızın herhangi bir anında yaşayabileceğimiz bir andır bu. Hayatın sürprizlerle dolu olması, umutsuzluk bataklığının içinde bir anda umudun filizlenmesi, beklenmedik güzelliklerin ortaya çıkması gibi mucize olarak nitelendirilebilecek durumlar, insanı yaşama daha sıkı bağlar. Mucize… Yüksek sesle kendinize söylediğinizde bile, ilk anda içinizde heyecan uyandıran bir kelime değil midir; olmasını istediğiniz, beklediğiniz şeyleri hatırlatarak… “Mucize” kelimesi sözlük anlamıyla her ne kadar insanın sınırlarını aşan, akıl ve bilimle açıklanması zor olan, beklenmedik ve doğaüstü olayları ifade etse de insan için mucize sadece böylesine büyük olaylarda değil, günlük yaşamın içindeki küçük detaylarda da saklı olabilir bu yüzden. Mesela; öyle bir an gelir ki hayatlarımızın içinde; gün doğumundaki renk çeşitliliği, bir bebeğin gülüşü, doğanın eşsiz uyumu, dostluk ya da aşk gibi bizi derinden etkileyen duygular da birer mucize haline dönüşüverir. Belki de yaşamın kendisi, her anıyla bir mucize... Ne dersiniz? Nefes aldıkça her an, yeni bir yaşanmışlığın içinde yeni bir olasılıkla karşılaşmak demek değil midir hayat? O zaman mucize, insana kendi yaşamının büyüsünü hatırlatan ve onu keşfetmeye davet eden bir deneyimdir de diyebiliriz. İşte hayatı yeni keşfetmeye başlayan bir genç… Niyazi… Günümüzden otuz beş, kırk yıl önceki zamanların lise son sınıf öğrencisi… Aklının yettiği her şeye çare bulmaya çalışan, memleket meselelerine çare arayan idealist bir genç. İşçi ve köylü sınıfına sempati duyuyor ve onların ülkeyi yönetmesini istiyor. Bir de kendisi gibi bir
1000Kitap
Mucizeyi BeklerkenHüseyin Uyar · Truva Yayınları · 03 okunma
Gölgenin güneşi rütbe meselesi
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
"Kalpler her ne kadar acıları biriktirse de sevgi muazzam bir şey değil mi ? Tüm acıları bir anda silen, yaraları iyileştiren, insanları teselli eden bir şey. Belki de insanların tutunabildiği ve bu şekilde mutlu olduğu en güzel şey." Selammm dostlarrr Bugün sizlere severek okuduğum serinin veda kitabı ile geldim.Evet #gölgeningüneşi serisine maalesef ki üçüncü ve son kitabı ile veda ediyoruz. Ben bu seriyi çok sevdim her güzel şeyin bir sonu var işte hani bazı kitaplar vardır hem okumak istersin hemde hiç bitmesin gölgenin güneşi de öyle bir seriydi askeri kurgu severler mutlaka okumalı yazarın kalemi gerçekten çok güzel ve akıcı. Aile bağları, dostluk, kardeşlik bağlarını yazar gerçekten güzel işlemiş. Okurken kendinizi sanki içlerinden biri gibi hissediyorsunuz.Bu kitap da tüm tim üyelerine ayrı bayıldım hepsi çok kaliteliydiler.Ahhh ahh ikinci kitap öyle bir yerde bitmişti ki üçüncü kitapta güçlü olanların çok olacağı netti.İkinci kitapta mutlu olduk kız isteme söz düğün hepsini yaptık ama öyle bir son ile bitti ki üçüncü kitapta ne olacak diye merak etmemek elde değildi. Neyse efenimmm biraz konusundan bahsedeyim üçüncü kitabın da çok spoide vermek istemiyorum açıkçası.Çıkmış oldukları son görevde Bahar teröristler tarafından rehin alınır. Bahar ne yazık ki onların elindeyken çok büyük bir kayıp yaşar ve tam öldürüleceğini düşündüğü sırada ise sevdiği adam ve timi tarafından kurtarılır. Geri döndüklerinde ise bu kayıp ne yazık ki aralarında büyük bir acı gölgesi bırakır.Yağız acı kaybının ve sevdiği kadının intikamını almak ister hainlerin arasına girmek için giderken Bahar'a bıraktığı mektupla veda eder. Burda Yağız'a kızmadım desem yalan olur eşinin yanında olması gerekirken o intikam almak için gider 6 ay haber alınamaz yağız'dan herkes öldü derken Bahar buna
1000k
Gölgenin Güneşi 3Meryem Soylu · Parola Yayınları · 2024242 okunma
Gölgenin Güneşi tan vakti
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
"Her insanın üzerinde yaşadığı bir toprağı vardır mutlaka ama herkes bilmez toprağın özgürlük olduğunu. Türk'ün en iyi bildiği şey toprağıdır. Türk askerinin en iyi bildiği şey ise vatanını korumaktır. Vatanı korumak özgürlüğü korumaktır." Selammm dostlarrr Bugün sizlere sevgili soylumery 'in kaleminden severek okuduğum #gölgeningüneşi serisinin ilk kitabı ile geldim. Benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu bu seri geç kalınmış bir tanışma olduğunu anlamam da uzun sürmedi tabi. Çok akıcı ve harika bir anlatımı var canım yazarın. Elinize alınca bırakamayacağınızın garantisini verebilirim. Ben seriyi okurken azıcık yazarı darlamış olabilirim Darlamak mı vicdansız ilan ettin beni dediğini duyar gibiyim sevgili yazarım Neyse sustum ben Gelin konusundan bahsedelim.. Ana karakterimiz Baharım çiçeğim sarı papatyam... Ve yağız Pala şimdilik bahardan başlayayım. Bahar küçüklüğünden beri asker olma hedefi olan biri ailesinin onu vazgeçirme çabalarına rağmen inatla vazgeçmeyen ve hedefine bu inatla devam edip ulaşan papatyam . Bahar bu süreçte normal askerlerden iki kat daha fazla sınava tabi tutulur neden mi çünkü babası ve amcaları da bordo berelidir. Baharın bordo bereli olma aşkı da babası ve amcalarından geliyor. Bahar sıkı bir eğitimden geçer küçüklüğünden beri bordo berelilerin içinde yetişen bildiğinden şaşmayan bir üsteğmen olarak çıkiyor karşımıza kitapta. Yağız Pala onunla da baharın ilk tayin yerinde tim komutanı olan bir üsteğmen olarak karşılaşıyoruz. İlk günden alay komutanı ile konuşmalarına şahit olan Bahar yağız'ın onu timde istemediğini ve torpille geldiğini düşündüğünü duyar. Yağız,Bahar’ın timden gitmesi için elinden geleni yapar. Bahar’a ters ve kötü davranır. Amaaa karşısında asla geri adım atmayacak, kimseden korkmayan cesur bir kadın
1000k
Gölgenin GüneşiMeryem Soylu · Parola Yayınları · 2024433 okunma