Nesnelerin doğasından niçin şikâyet ediyoruz? O kendini iyi niyetle ortaya koydu. Yaşam, değerlendirmeyi bilirsen, uzundur. Ancak kimisini doymak bilmez bir açgözlülük esir alır, kimisini yüklü bir iş gereksiz uğraşlara zorlar. Kimisi şarapla sarhoş olur, kimisi üşengeçlikle sersemler, kimisine her daim başkalarının kararlarına bağlı olan bir hırs işkence eder, kimisini ticaret aşkı kazanç umuduyla tüm karaları ve denizleri dolaşmaya zorlar; kimilerine savaş tutkusu işkence eder, bazen başkalarını tehlikeye atar, bazen de kendileri için kaygılanırlar. Bazıları daha üstün insanlara yaptıkları gönüllü kölelik kabilinden, kıymeti bilinmeyen hizmetlerle kendilerini tüketir, birçoklarını da başkasının talihine duyduğu arzu ya da kendi halinden şikâyet esir alır. Değişmez bir hedefi olmayan, tutarlı hareket etmeyen ve bir türlü tatmin olmayan birçok kişi kararsızlığından ötürü her daim yeni planların içine gömülür; kimileri rotalarını belirlemelerini sağlayacak hiçbir ilkeyle tatmin olmaz; kader onları aylaklık edip esnerken ele geçirir, öyle ki şairlerin en büyüğünün kehanet gibi beyanındaki şu sözünün gerçeği yansıttığından hiç şüphem yok: " Yaşadığımız, yaşamın kısa bir bölümüdür."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başkasının erdemi sizin tüm kusurlarınızı ayıplama anlamını taşıyor. Kıskançlık duyarak onların yüceliklerini kendi rezilliklerinizle kıyaslıyor ve kendinize ne büyük bir zarar vermeye kalkıştığınızı anlamıyorsunuz. Zira erdemin peşinden gidenler açgözlü, şehvetli ve hırslıysa, erdemin adından bile iğrenen sizler nesiniz?
Ayrıca bilgenin fakirlikten ziyade zenginlikte gücünü daha çok gösterme imkânı bulacağından kim şüphe edebilir? Zira fakirlikte sadece bir çeşit erdeme yer vardır, o da fakirliğe boyun eğmemek ve onun altında ezilmemektir, oysa zenginlikte ölçülülük, cömertlik, dikkat, düzenlilik ve her yere yayılan bir görkem yok mudur?