Temel güçlerin yapay olarak dizginlenmesi kaba temasları, keskin gölgeleri engelleyebilir ama acının mekanı doldurmaya başlayan yumuşak ışığını durduramaz.
Neoliberal mutluluk dispozitifi daha doğmadan öldürür. Palyatif toplum acıyı tıbbileştirerek ve özelleştirerek siyasetten arındırır. Böylelikle acının toplumsal boyutu baskılanır ve bastırılır. Yorgunluk toplumunun patolojik dışavurumuları olarak yorumlanabilecek kronik ağrılar hiçbir protestoya yol açmaz. Neoliberal performans toplumundaki yorgunluk bir ben-yorgunluk olduğu ölçüde apolitiktir
Neoliberal mutluluk dispozitifi mutluluğu şeyleştirir. Mutluluk daha yüksek performans vaat eden olumlu duyguların toplamından daha fazla bir şeydir. Optimize etme mantığına uymaz. Hazırda olmamasıdır en önemli niteliği. Bir olumsuzluk barındırır içinde. Gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı ânı vardır. Acı ve mutluluk, Nietzsche’nin deyişiyle ikiz kardeşlerdir birlikte büyüyen ya da birlikte bir güdük kalan…