Hele ki saf çocuk kalbi iyilik kadar kötülük karşısında da savunmasızdır, çocuk yüreği kötülüğün kötülüğünü fark edemeyecek kadar gönül gözünden mahrumdur. Bilgi ve tecrübe, terbiye ve erdem biriktirilip de o kalbin içerisinde, kıvamın gücüyle kendi kalbinin emrettiği iyiliğe sahip çıkıncaya kadar çocuğun kalbi, kötülük ihtimalinden uzak tutulmalı. Şeytanın içine sızabileceği aralıklara izin verilmemeli.
Şeytanın tasallutundan korunmak zor, onun tasallut edebileceği karanlıklardan uzak durmak daha kolaydır. “Yapma” yasağını yerine getirmekten daha kolaydır “yapma” emrini gerektirecek kötülüğe hiç yaklaşmamak.
Geçici olarak elmas düşerse çamura, pas tutarsa kıymetli bir ayna, kıymetinden yitirmez elbet. Ama ele alınıp temizlenmesi gerek. Ve hiç düşmese elmas çamura, hiç pas tutmasa ezeli nurun ışık düşürdüğü ayna, daha iyi değil mi? Öyle bir illet ki şeytanın nefse zulmeti, yaklaşmasına hiç izin vermemeli.