Dumanaltı odalarda ayrılık yankılanır. Sessizliğim, gömülür gecemin karanlığına; içimde yangın yeri acılarım, kederimin rengi allara boyanır. Kapanır kapılar birer birer üzerime serilir yorgan misali. Aydınlığım, başucumdan öteye gitmeyen lambalarım. Çay karası zifiri gölgeler, sağanak sağanak yatağıma boşanır. Kuruyan dudaklarım gözyaşımla ıslanır. Meydanlar uzak ama görünsem elbet biri tanır. Duvarlar var, duvarlar; yollarım hep mi hep tıkanır. Erdem Kaya