Her şeyi akışına bırakmak ve bu akış içinde organize olmaya çalışmak belki de en önce yapmamız gereken şey. Akışa bırakmadığımız ne varsa birbirine dolanan kablolara benziyor çünkü. Ucunu kaybettiğin, yumak olmuş, dolanmış ipler gibi yaşantılara sahibiz.
"Başkalarının hayatlarını kontrol etmeye çalışan, yön vermek isteyen insanların hayatlarına baktığımızda genelde büyük korkuları olan insanlar olduğunu görürüz."
Gerçekten mutlu olsaydık düğünlerimiz bu kadar cancanlı olur muydu? Kendimizi paralarımız ve paralarımız ile sahip olduğumuz şeyler üzerinden değerlendirir miydik mutlu olsaydık?
Şuna karar vermeniz gerekiyor: "Mavi Kuş" olarak mı ölmek istiyorsunuz; yoksa"Sarı Kuş" olarak mı? Mutsuz ve yorgun olarak mı hayat yolculuğunu bitirmek istiyorsunuz, yoksa mutlu ve tatmin olarak mı? Kararınızı verdikten sonra hayatınızı ve sizin üzerinizden yapılan tanımlamaları sıfırlar, ancak o zaman kendi hayat defterinizi yeniden yazmaya yine kendiniz başlayabilirsiniz.