Harabenin İçindeki Pusula: Ate
​"Ben harabenin, ani değişikliğinin ve pişmanlıkların içinde yolumu yitirmişken; o, küçücük canıyla çoktan bu yeni dünyaya uyum sağlamaya başlamıştı bile..." ​Harabe evdeki o ilk uzun gece, ne yorgun zihnimiz ne de hırpalanmış bedenimiz için dinlenme sundu. Katman katman birikmiş tozla, pasla ve yılların vicdansız ihmaliyle savaştık. Şafak vakti sökerken tam tükenmişliğin eşiğindeydim; ama bir tesellim vardı: Ate yanımdaydı. ​Onu bahçeden içeri, eşikten harabeye girerken izlerken gözlerimden süzülen yaşlara engel olamadım. Ate'nin o zorlu ortamda sergilediği sakin, sitem etmeyen kabulleniş; bana ihtiyacım olan moral kırıntısını verdi. Sanki vakur adımlarıyla bana, "Bak, korkma; ben buradayım ve buralıyım artık. Biz yine yolumuzu bulacağız" diyordu sessizce. ​Biz el ele, pati patiye, yıkıntıyı da bir şekilde yuvaya çevirecektik. Çünkü bizim birbirimizin kalbinden başka sığınacağımız hiçbir limanımız kalmamıştı. #​Ahde Vefa (Bölüm: 42) Google Play Books #İlkim M.K
pati'm
Prensesim , annecim mınık melegim💜.. çok özledim seni .Böyle olmayacaktı hayallerimiz bunlar değildi .  Sensiz Yapayalnızım kime sığınsam kime dayansam bilmiyorum .. herkes giderdi ama sen hep vardın ben ağlardım ben üzülürdüm ve sadece sana dayanırdım ..özür dilerim annecim ben yanında olamıyroum ..  canım çok yanıyo kızım affet beni ,kendi ellerimle taşıyıp gömdüm o toprağa ..  ,ben okşadım o cansız tüylerini ,ben öptüm  başını , ben yalvardım"ne olur  bırakıp gitme beni" diye.. bilmiyordum annecim o günün seni  son görüşüm olduğunu bilmiyordum .. Hadi kızım yine gel ağlıyorum bak yine gözyaşlarım akıyor yine gel bana patini ver..annenin sana çok ihtiyacı var prensesin . Sen de çok istedin yaşama tutunmayı benimle olmayı ..yanından ayrılırken son gücünle bile miyavladın ..  Sen çok akıllı  ve güçlü bir kızdın kuşum.. sen benim herbirşeyimdin  sen hep benimdin ve öyle kalacaksın ....
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim bundan böyle bir Pati'm köpeğim var. Sabah ve akşam olmak üzere kendisinin yanına gider, ellerimle okşarım onu. Yalnız ailem eve almadığı için sitede bahçede ona kulübe yaptık, birlikte top oynuyorum onunla. Bir süre sonra eve gideceğim ama elbisemi ısırıp gitmemi istemez, önüme çıkar haylaz Pati😁
1000Kitap Gerçek Okurlar
2020 Yılında Okuduklarım
2020'de 133 kitap 17 dergi ile toplamda 150 okuma hedefini tutturmuşum. Darısı 2021'in başına. Tabi sağlık ve huzurla. 1.İnsanlığın Yeme Tarihi-Tom Standage 2.Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm-  Zülfü Livaneli 3.Küçük Şeyler-Samipaşazade Sezai 4.Son Yaprak-O. Henry 5.Malte Laurids Brigge'nin Notları- Rainer Maria Rilke 6.Kurutulmuş Felsefe Bahçesi- Salah Birsel 7.Deliliğe Övgü-Desiderius Erasmus 8.Süleyman'ın Şarkısı-Toni Morrison 9.Son Kazak Kocagöl-Salim Nizam 10.Büyücülerin Düellosu-Christian Jacq 11.Nar-Haydar Ergülen 12.Henüz Vakit Varken Gülüm 13.Bataklık Çiçeği-Selahattin Enis 14.Mısırbilimine Giriş-Erik Hornung 15.Kar Kokusu-Ahmet Ümit 16.Maurice, Ya da Balıkçının Kulübesi- Mary Shelley 17.Yevgeni Onegin- A.S. Puşkin 18.Kalp-İskender Pala 19.Saatler, Ruhlar ve Kediler-B.Ayvazoğlu 20.Cehennem Savaşçıları-Bernard Cornwell 21.Heretik-Bernard Cornwell 22.Kış Kenarı-N.Karayanız 23.Gönül Hanım-A.H.Müftüoğlu 24.Sıfır Sayı-Umberto Eco
BAYRAM KELİMESİ ÜZERİNE En eski yazılı kaynaklarımız olan Göktürk ve Uygur metinlerinde “bayram” mefhumunu ifade eden Türkçe bir kelime bu güne kadar tespit edilememiştir. Bayram mefhumunu karşılamak üzere Sanskritçe, Sogdça > Farsça, Arapça gibi dillerden Türkçeye giren kelimeler de Türk dilinin kuralları içerisinde yoğurularak Türkçeleşmişlerdir. Bunları sıra ile görelim. SANSKRİTÇE: Eski Uygur Türkçesi metinlerinde karşımıza Uygur takviminin ilk ayının adı olan aram ay “bayram ayı” ibaresi çıkıyor. Bu aydan önceki on ikinci ayın Eski Uygur Türkçesi metinlerindeki karşılığı ise “oruç ayı” anlamına gelen çakşapat ay ~ çahşapat ay ~ çakşaput ay ~ çahşaput ay şekilleridir. Çakşapat kelimesinin kökü Sanskritçe şikşâpada kelimesine dayanıyor. Aram kelimesinin kökü de Skr. râma kelimesine dayanıyor. Sanskritçe kelime Türkçeye geçerken, Türkçede artikel olmadığı için, sonundaki -a artikel eki düşüyor ve kelime râm şeklini alıyor. Ancak Türkçede r- ünsüzü ile kelime başlamadığı için a- ünlüsünü ön ses olarak alıp aram şeklinde Türkçeleşiyor. Metinlerde de aram ay “bayram ayı” şeklinde kullanılıyor. SOGDÇA: Mefhumun Sogdçası patrâm, Sogdçadan Farsçaya geçen şekli ise padrâm’dır. Bu kelime Kâşgarlı Mahmud tarafından Dîvânü Lugati’t-Türk’e pek muhtemel ki Farsçadaki badram şeklinden aynen alınmıştır. Oğuz Türkleri ise kelime ortasındaki -d- (-ḏ-), ünsüzünü -y-’ye çevirdikleri için kelimenin Türkçeleşmesi bayram şeklinde olmuş ve kelime Türkçede bin yıldan beri bu şekliyle Türkçede kullanılmıştır. Bu konuda Kâşgarlı Mahmud DLT’te şu bilgileri vermektedir. (Ahmet B. Ercilasun-Ziyat Akkoyunlu, Kâşgarlı Mahmud. Dîvânu Lugâti’t-Türk. Giriş-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin, Ankara, 2014). s. 569 baḍram halk arasında sevinç ve gülüşme. Sevinç ve piknik, eğlence. 136/118, 243/211, 522/542