*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak...
*Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi...
*Uzlaşımsal değerlere meydan okumak...
Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Leon sonra, üç yıllık ayrılıktan sonra onu yeniden görünce aşkı bir daha uyandı. Onu elde etmeye karar vermenin zamanı gelmişti artık, öyle düşünüyordu.
Leon kaçıyordu, çünkü öyle sanıyordu ki, aşağı yukarı iki saatten beri taşlar gibi donup kalan aşkı, kilisenin üzerine sivri akıllı bir bakırcı eliyle tuhaflık olsun diye dökülmüşe benzeyen bu acayip oluktan, bu kafesten, bir aydınlık bacadan çıkan bir duman gibi uçup dağılıverecekti.
O zaman bir yandan bir eş, bir erdemli kadın oyunu oynarken, bir yandan da kara saçlarını kıvrım kıvrım esmerleşmiş alnına düşen bu başın, hem öyle güçlü, hem de öyle zarif olan bu bedenin, kısacası bu adamın, düşüncede bunca deneyi, istekte bunca taşkınlığı olan bu adamın düşüncesiyle yanıp tutuşuyordu..
Nasıl olmuştu da Emma (öylesine akıllı olan Emma) bir kez daha aldanmıştı? Sonra hangi çılgınlığa kapılmış da sonu gelmez özverilerle yaşamını yıkmıştı? Bütün lüks içgüdülerini, ruhunun bütün yoksulluklarını, evliliğin, ev işlerinin bayağılıklarını, yaralı kırlangıçlar gibi çamura düşen düşlerini, bütün arzuladıklarını, bütün teptiklerini, bütün elde edebileceklerini anımsadı. Peki niçin, niçin?