Bin
Muhteşem
Güneş
KHALED HOSSEINI
Romanı çok kısa süre içinde bitirdim. Ama Meryem ve Leyla’ya Raşit tarafından uygulanan şiddet benim dudaklarımı ısırmama, içimin acımasına, canımın yanmasına sebep oldu. Ah Meryem, ah Leyla ne kadar da acı çektiniz.
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Ancak siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi. Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Khaled Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanda da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden.
Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar…
Sovyet Rusya ile Afgan mücadelesi süreçlerini anlatırken Taliban’ın süreçlere dâhil oluşunu ve 11 Eylül dönemlerini de kapsıyor. Savaşların getirdiği göç süreçleri, kayıplar, ölümler, şiddet, kadınların süreçlerde daha fazla ödediği bedeller üzerinde durulmuştur.
Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgütüyse, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.
Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla “beklenen” bir roman…