Tam gögsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...
Sokağa fırlayacaksınız...
Sokaklar da dar gelecek..
Tıpkı vucudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içinizi,
Ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek,
Bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan...
“Önemli olan sağlık.”
“Yaşamak güzel.”
“Boşver, her şey unutulur.”
Siz hiç birini duymayacaksınız
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan olmesini isteyecek kadar nefret edecek,
Az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz.
Hemde kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksiniz...neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz...
Gittiğiniz yerlere gitmek...
Bu size hiç iyi gelmeyecek...ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğinizi söylese,
Kaçacaksınız...
Aslında kurtulmak istediğiniz halde,
O acıyı yaşamak için direneceksiniz...
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...
Herkesi ona benzetip...