Tina gibi çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumda, genellikle "büyürsem" diye yanıt veriler.
Çünkü gerçek hayatta o kadar çok ölüm, evlerinde o kadar çok şiddet görmüşlerdir ki yetişkinliğe erişmek onlar için belirsiz bir konudur.
Manchausen sendromu ismini,Karl Frierich von Munchause isimli 18. Yy da yaşamış, anlattığı aşırı abartılı öykülerle tanınan bir Alman baronundan almıştır. Manchausen sendromu hastaları, genellikle de kadınlar, başkalarından tıbbi ilgi ve sempati görmek için kendilerini kasıtlı olarak hasta ederler. Doktor doktor dolaşır, boş yere acı veren ve invazif testler ve prosedürler yaptırırlar.İnandırıcı semptomlar oluşturabilmek için de aşırıya kaçarlar; mesela, enfeksiyon oluşturmak için serum hortumlarına dışkı bulaştırırlar. Yakınlık yoluyla Munchausen Sendromunda, hasta bir başka kişiyi, genellikle de bir çocuğu yine ilgi ve destek görmek için hasta eder. Bunun nedeni bilinmemektedir ama bağımlılık sorunlarıyla ilgili olduğu açıktır.
Tepkisel bağlanma bozukluğu(TBB) erken yaşlarda ciddi ihmal ve/veya travma yaşamış olan çocuklara sık sık koyulan bir teşhisti. Empati yoksunluğu ve genellikle manipülatif ve anti sosyal davranışların eşlik ettiği başkalarıyla bağ kuramama bunun başlıca belirtileriydi.