İnsanın sessizce yaşayacağı bir histir keder, içe doğru derinleşme sağlayan, insanı manevi yönden olgunlaştıran dünyanın kırılganlığını ve geçiciliğini duyuran bir his.
Oysa güzelliği, iyiliği ve hakikati aramayan bir ömür, sonunda insana beyhude bir debelenme hissinden başka ne verebilir? Herkesi aynı kaderin beklediği hayatların farklı farklı ancak kaderin ortak olduğu bir
dünyada, kimin kazanıp kimin kaybettiğini nereden bileceğiz?
Ölüme verilecek bir cevabımız varsa, dünyanın bize geçici bir yurt
olabileceğine dair ümidimiz var demektir. Ölüm, varlığı ışıtır. Onun sayesinde yaşamanın bir lezzeti, sevmenin bir izzeti olur.