Pebble

Pebble
witness of the earth good vibes only. insanı insan yapan kitaplardır.
Puan vermedi·96 syf.··
2022 162. kitabı
Recai Bey: -Bak oğlum, dedi. Ben el işlerine meraklı bir insanım. Çalışma hayatımda istediklerimi yapacak zaman bulamadım. Biliyorum hepinizin aklına bin türlü kötü şey gelir. Boşuna kuruntu etmeyiniz. Yıldız da biliyor. Ben bir dükkân tuttum. Öteden beri arzuladığım bir iki küçük makine aldım. Orada oturup kukla yapıyorum. Recai Bey, kendisine ait Zümrüt Apartmanı’nda eşi Sahire, damadı Hayri Bey, kızı Calibe, çok sevdiği torunu Yıldız, avukat oğlu Bedri, gelini ve hizmetçisiyle birlikte yaşamaktadır. Tüm mal varlığı kendisine ait olmasına rağmen, evde bir sığıntı muamelesi görmektedir. Ancak bir gün, eşi Sahire Hanım’ın Recai Bey’in odasını misafirler için yatak odası yapması ve eşyalarını da bodrum katına yollaması bardağı taşıran son damla olur. Bu olaydan sonra Recai Bey’in evdekilere karşı tavrı sertleşir. Kafasını dinlemek, oyalanmak için evdekilerden habersiz kendine bir kuklacı dükkânı açar… Kemalettin TUĞCU (1902-1996) Usta ve kıvrak kalemiyle Türk çocuklarına ömrünü ve gönlünü veren Kemalettin TUĞCU, 1902 yılında İstanbul’da doğdu. Ayaklarındaki rahatsızlık yüzünden, hayatının ilk 25 yılını Çengelköy’de, dedesinden kalma bir köşk içinde geçirdi. Çocukluk çağlarından başlayarak şiir ve roman yazdı. Hiç okula gitmedi, hiçbir öğretmenden ders almadı. Kendi kendisini yetiştirmiş ve tercümeler yapacak kadar Fransızca öğrenmiştir. Yazı yazma onun için bir avuntu ve tutkudur. Kendisi bunu şöyle anlatır: “Ben yazdığım kadar yaşarım. Bana tesir eden bir küçük olayla içimden geldiği gibi yazmaya başlarım. Heyecanım süresince yazarım. Edebî, ilmî, politik bir iddiam yoktur.”
Kuklacı
KuklacıKemalettin Tuğcu · Damla Yayınevi · 2012883 okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2023 54. kitabı
Her çocuk, bence zevkle okunmaya değer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir. Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak, satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum. Fakat hâlâ “Çocuk” adlı kitapta anlayamadığım, sökemediğim cümlelere rastladığım olur. Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin haklı; fakat herhâlde soğuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır. Hayır, sevgili okurlarım elinizdeki kitap; ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir. Buna bir “hikâye kitabı” da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız. Ben bu kitapta sadece, gördüklerimi ve duyduklarımı değil, hissettiklerimi sunuyorum. O kadar çok sevdiğim “Küçük Dostlarım”ı, daha doğrusu binlerce küçük dostumdan rastgele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim. HALİDE NUSRET ZORLUTUNA İstanbul’da doğan Halide Nusret, Meşrutiyet döneminde Kerkük’te mutasarrıflık yapan, II. Abdülhamid devri gazetecilerinden Mehmet Selim Bey’in kızıdır. Babası, kendi adından daha çok Avnullah Kâzımî takma adıyla tanınır. Kerkük’te özel hocalardan Türkçe, Arapça, Farsça dersleri alan Halide Nusret, I. Dünya Savaşı başladığı sıralarda ailesi ile birlikte İstanbul’a döner ve ortaöğrenimini Erenköy Kız Lisesi’nde tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’ne devam eder. Özel olarak İngilizce öğrenir.
Benim Küçük Dostlarım
Benim Küçük DostlarımHalide Nusret Zorlutuna · L&M Yayınları · 20054,057 okunma

Pebble

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
2023 54. kitabı
Halide Nusret Zorlutuna
8.3/10 · 4.057 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 159. kitabı
Anadolu’nun küçük bir ilçesinde sınıf öğretmenliği yapar Salim Öğretmen, çok sevilir sayılır; kendine has eğitimciliği dilden dile dolaşır. Salim Öğretmen havanın ayaza kestiği bir gece vakti evine dönerken bir dükkânın önünde büzülmüş duran küçük bir kıza rastlar. Gecenin bir vakti çengelli iğne, kibrit satmaya çalışan bu küçük kız pek bir bilmiş, pek bir uyanıktır; verdiği yanıtlarla Salim Öğretmen’i iyiden iyiye meraklandırır. Kimin nesidir, nereden gelmiştir, kimsesi yok mudur? Salim Öğretmen sorar da sorar ama doğru düzgün bir yanıt alamaz küçük kızın ağzından. O da kızı kolundan tuttuğu gibi ak saçlı, nur yüzlü anasına götürür. Valide hanım da hiç yadırgamadan bağrına basar onu. Ve kir pas içindeki bu kara kız bir güzel yıkanıp temizlenince ipek saçlı, boncuk gözlü bir peri kızına dönüşür; hassas kalbinde fırtınalar kopan, hüzünlü, gururlu bir periye…
Gururlu Peri
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020425 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 158. kitabı
Mehmet SEYDA’nın cumhuriyet öncesi doğumlu yazarlardan derlediği bu baş ucu kitabı, her biri okuru bambaşka duygulara sürükleyen, bambaşka yerlerde, bambaşka insanlar arasında dolaştıran otuz bir hikâyeden oluşuyor. Neler yok ki bu hikâyeler arasında: Aziz NESİN’in, yüzünüze kocaman bir gülümseme yerleştirecek ‘Mu Ni?’si, Halit Ziya UŞAKLIGİL’in, bu gülümsemeyi acıyla karışık tebessüme dönüştürecek ’Ferhunde Kalfa’sı, Sabahattin ÂLİ’nin, boğazınıza bir yumruk gibi oturacak ‘Ayran’ı, Ahmet NAİM’in tüyler ürperten ‘Kuduz Düğünü’… MEHMET SEYDA (1919-1986) Günümüz hikâye ve romancılarından Mehmet SEYDA İstanbul’da doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. Önceleri memur olarak çalışan SEYDA daha sonra Basın İlan Kurumu’nda göreve başladı. İlk hikâyeleri Ses, Tan, Yeni Adam, Yedigün, Yeni Edebiyat dergilerinde yer aldı. Ne Ekersen adlı romanı Yunus Nadi Armağanları’nda dereceye girdi. Bundan sonra Yelken, Yeditepe, Dost, Yeni Dergi, Yeni Ufuklar, Varlık, Türk Dili dergilerinde yazıları çıktı. Bir Gün Büyüyeceksin ile Doğan Kardeş Çocuk Romanı Armağanı’nı, Yanartaş ile TRT 1970 Başarı Ödülü’nü, İhtiyar Gençlik ile May Edebiyat Ödülü’nü, İçe Dönük ve Atak ile Türk Dil Kurumu 1974 Ödülü’nü kazandı. Bu kitap, esprilerle süslü bir anlatımı olan Evliya Çelebi’den Cumhuriyet’in ilanına kadar gelen dönemde edebiyatımıza emek vermiş ünlü yazarlarımızın çocuklarla ilgili hikâyelerinden örnekler veren bir derlemedir. Hem zevkle, hem yararlanılarak okunacağını sanıyorum.
Mehmet Seyda
Cumhuriyet Öncesi Yazarlardan Çocuklara HikayelerMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 200951 okunma
Reklam