bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük bir mutluluk. o esir. her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir. her gün gelişen, her gün büyüyen, tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varmayacak.
gri mavi marmara denizi’ne uzun süre bakıyorum. içimdeki kıpırdanışları dinliyorum. bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.
öğrenmenin düşüncelerimize yön verecek bir akım olmayışının, kavranması istenen önümüzde bekleyen tüm yaşamın sıkıntısı var. yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken; oysa yaşanması, gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öğe gibi önümüze getirilmiş.