hastalar ancak günlük yaşam içinde, yakınları arasında, davranışlarına hasta denilmeyen insanlar arasında iyi edilebilirler. çünkü sinir hastalığı da bulaşıcı bir şey. hem öyle mikrop almakla değil, bir insanın umutsuzluğunu derinden algılamakla bile geçebilir.
kimi çiçek, kimi meyve getiriyor. sonra onlar kentin yaşamına dönüyor. ben hastanenin sonsuz yalnızlığına. geceler çok erken gelir hastanelerde. ama bitmek bilmez. gün doğmak bilmez.
kısacık anlarda çeşitli olayları, insan varoluşunun özünü, zaman ve duyguları sınırsızlık içinde derinliğine düşünen insanlar çok mu? bilmiyorum. bir an, zamanları, olayları, duyguları, dağları, kalın gövdeli, büyük dallı ağaçları, yeşil mavi akdeniz'i, uzantısındaki ok yunusları, okyanuslarla ufuklarda birleşen yıldızlı gökyüzünü ve dağların ardından yükselen güneşi aşan olaylarla dolu.