"(...)yazdı,ama tıpkı gömülü insanların bağırmaları gibi,kimsenin onu duymayacağının, yalnızlığının engellerini acı içinde yumrukladığının tamamen bilincinde olduğu bir duyguyla yaptı bunu."
Öylesine gözüme çarpan ve kısa bir öykü olup dikkatimi çekince aldığım bu kısa öykü benim için, "yalnızlık" kavramını tekrar tanımladı.Meğerse yalnızlık denilen bu şey,bir insanı deliye çevirebilecek kadar güçlüymüş.
(Spoiler)
Madame de Prie'nin,Paris'te geçirdiği şaşalı,eğlenceli hayatı kralın gözünden düşüp Normandiya'ya sürülmesiyle son bulur.Burada yalnızlık denen o hissi iliklerine kadar hisseder ve eski hayatını geri kazanabilmek için elinden geleni yapar.Bu süreçte kendini kaybeden Madam,ölmeden önce bir şov hazırlamak ister.