• size bir arkadaş öğüdü
    ben sizi öldürmeden iyisi mi
    bu işten vazgeçin
    pennywise
    Stephen King
    Sayfa 788
  • BİTİRDİM!! EVET BİTİRDİM!!

    Bu kadar kalın bir kitabı okul zamanında bitiremeyeceğimi düşünerek başlamıştım ama bitirdim. Kesinlikle okumalısınız dediğim nadir kitaplardan. Konusundan bahsedeyim.

    Derry adlı bir kasabada George adında bir çocuk ''O'' tarafından katlediliyor. George dışında bir sürü çocuğu da katlediyor ''O''. George'nin abisi Kekeme Bill, Bip Bip Richie, Yahudi Stan, Zenci Mike, Güzel Beverly, Şişko Ben ve Astım Eddie adlarında 7 çocuk ''O'' nun peşine düşüyor. Ama ''O'' yu yakalamak ve onu alt etmek hiç kolay değil. ''O'' ise insanlara insanların korktukları biçimde görülen bir yaratık. ''O'' bazen kuş olur bazen Kurt Adam bazen dans eden palyaço Pennywise olur. İşte bu gerilimli macerayı okuyoruz.

    Korku-gerilim haricinde hem etkileyici hem arkadaşlığı gözler önüne seren hem de bol bol toplumsal mesaj içeren bir kitap. Dikkat ederseniz her çocuğun toplumda hor görülen kesimleri temsil ettiğini anlarsınız. Kitap içindeki tek eleştirim aşk kısımları oldu sonlara doğru bir sahne vardı çok gereksiz geldi bana. Onun dışında gerçekten çok beğendim mutlaka alıp okumalısınız.
  • “Babamın adı Robert Gray’di. Ama onu Bob Gray diye tanırlardı. Daha da önemlisi, Palyaço Pennywise diye. Oysa bu da onun asıl adı değildi. Ama babam şakadan hoşlanırdı.”
  • En iyi okuduğum korku romanı. Kitaplarında hayal gücünüzü kullanarak korkunun, gerilimin tadına varabilirsiniz. 

    Bir kitabında şu yazısını okumuştum: ''Vampirlere inanmıyorsanız gelin yanıma oturun size vampirlerin gerçek olduğunu inandırayım.'' 
    Yani demek istiyor ki öyle bir yazarım ki aklınızı alırım. Sizlere kendimi inandırırım ve bunu kitaplarımda başarırım. Böyle bir yazardan bahsediyoruz. Gerilimde bana göre ve çoğu okura göre de listenin 1.sırasında yer alır. 

    Şimdi artık ''O'' kitabına giriş yapabiliriz. Bir kasaba düşünün, bu kasabada çocukların başına bela olan bir palyaçodan bahsediyor. Palyaço ama tam bir baş belası. Şunu da belirtmek istiyorum. King'in videosunu izlemiştim söylediği: Herkes canavarlarla, vampirlerle ve iblislerle korkutur ben farklı olanı, hiç olmayanı deneyeceğim demişti. Evet bu palyaço oldu (PENNYWISE) zaten bu kitabından sonra da çoğu yönetmen Palyaço temalı korku filmleri çekmiş.
    Kitaba tekrar değinirsem küçük çocuklar kasabada kayboluyor ve 27 yıl da bir gelen Pennywise kaçırıyor ve onlarla besleniyor. Çocukların kabusu oluyor Elm sokağındaki Freddy gibi desek örneğe yerinde olur.

    Bazen gerçek görünüyor bazende kabuslarında. Tabii baş rollerde küçük çocuklar bulunuyor, bu çocukların kendi yaşamından hikayelerde ayrı bir güzellik ve anlam katmış kitaba. King'in bir özelliği de tasvir ve betimlemeleri; öyle bir anlatır ki sizleri alır o kasabanın içine sokar sayfaları çevirdikçe kendinizi kasabada buluvermiş görürsünüz ve gerilim iyice artar. Bu işte de en iyisi diyebilirim. Çocuklar büyüyor ve tam 27 yıl sonra tekrar ortaya çıkıyor Pennywise. Bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum okuyun ve neler olduğunu görün.

    Son olarak şunu da belirtmeden duramayacağım. Ben hiçbir korku filminde bu kadar gerilmemiştim. Kalbimin gece gece nasıl hızlı hızlı vurduğunu ve kitabı yana bırakıp okumadığım anlar oldu. Derin derin nefesler alıp tekrar başlıyordum. O kocaman kitabı elimden attığımı da biliyorum. Atma sebebim ise gerilmem ve heyecanlanmamdı. 

    Kitap bana göre King'in en iyi kitabı hatta hatta bundan iyi kitap yok. (Korku ve gerilim tarzında en iyisi) 
    Zaten google a sorunca da en başta ''O'' kitabı çıkıyor.
  • Adamın alnının derisi yarılmıştı. Yaradan sarı sümüklü bir zarla kaplı bembeyaz kemik gözüküyordu. Burnu kıpkırmızı iki oyuğu olan bir kıkırdak parçasından ibaretti. Bir gözü maviydi ve neşeyle parlıyordu. Diğer göz çukuru ise kahvemsi-siyah, süngerimsi bir dokuyla doluydu. Cüzzamlının alt dudağı karaciğer gibi sarkıyordu. Üst dudağı ise hiç yoktu. Dişleri alayla gülermiş gibi ortadaydı.
  • Beni ‘Dans eden Palyaço Pennywise’ diye tanırlar.
  • 1200 küsür sayfa okumuşum, koca yaz boyunca vicdan azabı gibi kara kapaktan beni izlemiş durmuş Pennywise, çoğu gece okurken uyuyakalmışım da sabah uyanıp kaldığım sayfaya ayracı koyup kitabı kapatıp işe gelmişim. Hep diyorum tuğla kitaplarla daha çok zaman geçirdiğimiz için bitirdiğimiz zaman duygusal hissediyoruz, yaz tatili bitip yazlıktan okula dönmek gibi üzücü.

    Hakan tutturdu inceleme yaz inceleme yaz, bu çocuk ileride reklamcı falan olursa şaşırmayın.

    Anlatabileceğim çok fazla şey yok kitap hakkında, iyi kötü herkes fikir sahibi konuyla ilgili zaten. Bu arada kapaktaki resim güzel düşünülmüş içeriğe uygun olmuş. Örümcek ağları arasındaki korkunç palyaçomsu yaratık. (Kitabı okuyanlara çağrışım yapacaktır mutlaka.)

    Stephen King okumayı seviyorum, bize ne ucuz saçma korku hikayesi sunuyor, ne bir şeyleri didakte etmek için bir hikaye uyduruyor. King bunların hepsini çok güzel harmanlayıp, insan psikolojisinden ve zaaflarından oluşan harika tablolar oluşturuyor. Kitaplarında genelde duyguları körelmiş, robotlaşmış yetişkinler ve alışılmış düzene, dönen çarklara taş koyan çocuklar var. Bir kaç kitabı hariç tutulur mutlaka ama ben bu anlatımdaki kitaplarını seviyorum. Çocukluğu her zaman yüceltmesini seviyorum.

    Daha çocuk sayılacak yaşta tanışmasam kendisiyle bu kadar sever miydim bilmiyorum, belki yine severdim ama büyüdükçe hayal gücümüzün zenginliği de köreliyor sanırım. King çocuk yanını hep bilediği için mi böyle güzel kitaplar çıkartıyor ortaya, bunu da bilmiyorum. Kitabın kurgusu da aslında bir nevi bunun üzerine kurulu. Parlayan bir hayal gücüne sahip 7 çocuk, yaşıtları tarafından belirli bir özelliği sebebiyle dışlanan 7 çocuk... Zenci, kekeme, Yahudi, hastalıklı, şişman... Sürekli büyük çocuklar tarafından kovalanıp, işkence edilen, kendilerinin deyimiyle "Kaybedenler".

    Stephen King'in insanların korkularına, zaaflarına göre şekil değiştiren karakterler yaratması çok gerçekçi. Karakterlerin çocuk olması da çok mantıklı seçim, zaten King de kitapta söylüyor bunu, sadece çocuklar saçma şeylere inanıp onlardan korkarlar. Palyaçolardan korkan kaç tane yetişkin tanıyorsunuz? Kaç yetişkin gece yatağının altında canavarlar saklandığına inanır? Odasından koridora gidene kadar karanlığın içerisinden bir hayaletin çıkıp kendisini kovalayacağından kaç yetişkin endişe ediyor? Yetişkinler işlerini kaybedeceklerinden korkarlar, borsa da para kaybedeceklerinden korkarlar... :) Ya da ne bileyim çocuksanız taşların para olduğuna inandığınız bir oyun kurduysanız kafanızda siz de oyuna dahil olan diğer çocuklar da o taşların para olduğundan emin olurlar. Beverly'nin sapanla taş attığı ama onun gümüş olduğunu hayal ettiği için Pennywise'ın canını yakabildiği kısım gibi...

    Örneğin ben çocukken bu kitabın kısa versiyonunu okuduktan sonra, ne zaman yağmur yağsa ve ben mazgalların yanından geçsem, Pennywise çıkarsa korkusunu yaşadım. Şimdi saçma ve komik buluyoruz ama o yaşlarda olabilirliğine inanıyor insan.

    Bize demiş ki King, yaşınız kaç olursa olsun inanın, kurtadamlara, insanları öldüren palyaçolara.. Hayal gücünüzün zenginliği oranında keyif alırsınız yaşamaktan.

    Saçma bulduğum tek yer vardı, ne düşünerek yazmış anlamlandıramadım; çocukken ilk kez Pennywise'ı alt ettikten sonra tünellerde yollarını kaybediyorlar, aralarındaki bağ kaybolmaya başlıyor çünkü, sonra birbirlerine tekrar bağlanabilmek için yeraltı tünellerinde çocukların altısı da tek tek Beverly ile ilişkiye giriyorlar. Bu kısmına gerek var mıydı ya da hikayenin akışında nasıl bir etki yarattı sorgulaması yaptım. Bir de en sonunda Bill - karısı ve Gümüş ile yapılan finali de sevmedim. Bunun dışında laf edemem kitaba çarpılırım, bir çocuklara bir yetişkinlere dönen ilmek ilmek örülmüş bir hikaye; inanılmaz sürükleyici ve büyülü bir dünya yaratılmış.

    Sinemaya uyarlanan son hali ile Bill Skarsgard'ın canlandırdığı Pennywise gerçekten ürkütücü oldu. (Bunun benim Skarsgard'ı sevmemle alakası bile yok.)

    https://www.pride.com/...rsgard-pennywise.jpg

    http://www.umgasmagazine.com/...8x518-1505240210.jpg

    En iyi kitap/film başlangıçlarından birisine sahip olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

    1990 yapımı filmdeki Pennywise ve Georgie sahnesi https://youtu.be/aUPq6X-Y1Kg

    2017 yapımı filmdeki Pennywise ve Georgie sahnesi
    https://youtu.be/xhZ86kjk5I4

    "You'll float too!" diyerek hepinizi kitabı okumaya davet ediyorum. :)