Buşra Şahin

“Biliyorum ve şimdi pes edecek değilim. Maymunların Tarzan’ı zafer kazanmış olarak bu işin içinden çıkacak. Güçten düştüğümü sezersen, beni uyarmayı düşün ve ‘Güneşi Uyandıralım’ de.”
Reklam
"Eğilimimden yoksun bırakılmıştım ve onları alçak sesle lanetliyordum: “Kör olasıca pis ihtiyar! Yukarıya çıkmak ve bunca güzel şeye bakmakta ne kötülük vardı? Bu bunaklar zavallı bir çan kulesinden korkuyorlarsa, çok yükseklerde olan gökyüzüne nasıl varacaklar?”
“Bağışlarken kişi her şeyi unutuyor. Ama yalnızca unutmakla, pek çok kez insan yeniden anımsamaya başlıyor.”
"Dünya tüm anlamını yitirmişti. Her şey beni öylesine kabaca yaralıyordu ki, nesnelerin kavramını yitiriyordum. içimde beni tüketen bir tek şey vardı: Acım, eskisinden de güçlü göstermişti kendini, gizlenmek, ölmek, yok olmak..."
“Ne yapmam gerekiyor?” “Pek az şey. İstemek yeterli. Ruhunun pencerelerini açmalı ve fırsat tanımalısın nesnelerin müziğinin içeri girmesine. Sevecenlik anlarının şiirinin içeri girmesine.” “Benim çaldığım gibi bir müzik mi?” “Tam o değil. Sen dışsal bir müzik yapıyorsun. Bu hiçbir şeye ulaştırmayan bir müzik. Başkaları için soğuk bir müzik yapacağına, müzik içinde yüzmen gerek senin.”
Reklam