Sanki dünya dahi şu dal misali...
Herkes ömrünün başka bi evresinde...
Doğanlar, büyüyenler, yetişenler,
yetişkinler ve dünyadan göçenler....
Bana sorsan şu dalı böyle canlı kılan ne diye
Yalnızca,
Geçmiş baharlarda açan çiçeklerden
solup, sönüp, belki ayazda yanıp belki meyveye dururken nazenin kuruyup göçüp, geçip gidenlerdir derim,
O geçip de göçüp gidenlerin izi, gizi, hatırası derim.
Peki,
Ya biz insanlar için bazı vakitleri böyle canlı kılan,
böyle hayat içre kılan ne?
Ailemiz ve sevdiklerimizin varlığının yanı sıra
Bu dünyadan hakikate geçip de göçüp giden, çocukluğumuzun şirin yanı, gönlümüzün "nerde o eski ....lar " ifadelerini anlamlı kılan yönü, mazide kalan ama gönlümüzde yaşayan eski toprak büyüklerimiz ve o büyüklerimizden geriye kalan izler, gizler, hatıralar değil mi!?
Ölenlere rahmet
Kalanlara sağlık sıhhat afiyet
Zulüm altındaki kardeşlerimize özgürlük duasıyla
Bayramımız bayram ola...