çok çabuk değişiyorum: bugünüm dünümü yalanlıyor. yukarı çıkarken çoğu kez basamakları atlıyorum - hiçbir basamak bunu affetmiyor.
yukarı vardığımda hep yalnız başıma oluyorum. yalnızlığın soğuğu beni titretiyor. o halde ne işim var yüksekte?
“bu ağacı ellerimle sarsmak istesem gücüm yetmez. fakat bizim göremediğimiz rüzgar onu üzer ve istediği yöne büker. bizleri de en çok görünmeyen eller büker ve acıtır”