Duygularımız yüzünden yargılana yargılana saklanmayı öğreniyor ve belki de sürekli herkesten sakladığımız duygularımızı bir zaman sonra artık hissedemiyor, ruhumuzun rengini varlığımızın neşesini feda ediyorduk yargılanmamaya. Siyah beyaz oluyorduk... soluyorduk...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkes kendisi gibi olanı bulacak. İsterlerse aynı mahalleden olmasınlar. Hatta aynı şehirden . Ruhları aynı kaynaktan gelenler bu zamanda birbirlerini mutlaka bulacaklar. Yeter ki sen yola çık ,o yolda ilerlemek ,yani yolculuğun kendisini getirecek sana senin olanı ..Sen yeter ki UÇ...
..Bizden habersiz bir sürü iyilik olurken bizden habersiz olan kötülükler saplanıp yaşıyorduk belki de hayatımızı .Odaklandığımız her şeyi düşündükçe çoğaltıyor Dünyamız yapıyorduk..
Karanlık da gerekliydi ,ışık gibi .Çünkü karanlıktan gelmişti insan .Beden karanlık bir suyun içinde hücre hücre dokunmuştu ve doğum ışığa kavuşup Duyu organlarımızın dünyaya açılması ile başlasa da ana rahminden çıkınca bitmiyordu asla.Anbean devam ediyor, ölene dek sürüyordu .İnsan her an Ya doğmaya ya da Ölmeye devam ediyordu...