Kendi özgür irademiz, beynimizin ve dolayısıyla yaşamlarımızın gelişimini yönlendiren en güçlü kuvvet olabilir. (...) yetişkin beyni hem plastik hem de dayanıklıdır ve her zaman öğrenmeye isteklidir. Deneyimler, düşünceler, eylemler ve duygular aslında beynimizin yapısını değiştirir. Beyni zayıflayabilen veya güçlenebilen bir kas olarak görerek, kim olduğumuzu belirleme becerimizi kullanabiliriz. Beynin tam olarak nasıl geliştiğini anladıktan sonra beynimizi sağlık, zindelik ve uzun ömür için eğitebiliriz. Fiziksel bir hastalığımız olmaması durumunda, doksanlarımızda aktif olmamamız için hiçbir sebep yoktur.
Biz genlerimizin ya da çevremizin esiri değiliz. Yoksulluk, yabancılaşma, uyuşturucular, hormonal dengesizlikler ve depresyon insanı başarısızlığa mahkum etmez. Zenginlik, onaylanma, sebzeler ve egzersiz de başarıyı garanti etmez.
"Nereye bakarsam bakayım eşitlik hiçbir yerde yok. Bu ülke olması gereken şeye hiç yaklaşamıyor bile. İnsanlar her geçen gün diğerlerini aşağılamaya devam edecek. Tanrı nasıl geriye yaslanıp böyle bir dünyayı seyredebilir? Neden değiştirmek için hiçbir şey yapmıyor? Bu dünya... yanlış."