Zaman, kimse için durmadan, amansızca ileriye doğru akıyor. Geriye bir tek dönmeye devam eden bir dünya kalacak. Her şey yavaş yavaş geçmişe kayarken, son anlarından geriye kalanlar ne olacak?
İçinde bir şeyler ölürken, sen ölümsüz bir bedene hapsolmuşsundur. Benliğim kaybolmuştu ama geriye o inatçı duygudan bir parça kalmıştı. Kehribar içinde hapsolmuştum.
"Gördüklerim. Duyduklarım. Uzuvlarımın ağırlığı. Kendi düşüncelerim. Hiçbirinin gerçek olduğundan tamamen emin değildim. Çaresizce kendime tutunmuş, belirsiz bir telakki... Benim bile doğruluğundan emin olmadığım bir güzergahın izini takip ettim, tekrar tekrar. Durduğum an varlığım sona erecekmiş gibi hissettim... Biçare. Korkuyordum."