Dünya bize ancak yeni mantıksal yaklaşımlar çerçevesinde kendini sunar: Aksi takdirde kilidi açılmaz. Ama ben yine de bütün bunlardan dolayı işte, çünkü Dünyayı daha çok açtıkça mantığın da değiştiğini gördüğümden, mantığın mutlaklaştırılmasını anlayamıyorum.
Özgürlük uzaklarda bir yerde bizi bekleyen, ulaşılması gereken, mistik ya da ideal bir şey değildir; o buradadır; hemen yanı başımızda; gerçekleştirilmeyi, özgür bırakılmayı bekliyordur.
'Önce söz vardı' denmesi de bence Dünyanın ona ad verilmesiyle bizim için anlama kavuştuğunu gösteriyor. Söz olmasaydı, Dünya elbette yine var olacaktı, ama asla bizim Dünyamız olmayacaktı.