Bu ıssızlıktaki son insanım, diyorum, varacağım son yer burası, daha doğrusu her yer benim için son yere dönüşmüş, her adımımı bir son yere atıyorum, benle birlikte son da ilerliyor, oturduğumda bir son yere oturuyorum.
Acaba biri burnumun ucuna bir ekran mı koydu, gözkapaklarıma kapanmasın diye çelik kıskaçlar yerleştirip irisi solmuş, bir pusun yerleştiği gözlerimle beni değişip duran bu görüntüleri seyretmeye mi mahkum etti?