Hepimiz içimizde, gizli, nazik davranışlarla üstü örtülen ama bir tehdit algıladığımız zaman hemen o keskin dişleriyle ortaya çıkan bir timsah taşıyoruz.
"Bir gün çıkar karşımıza." diyordu. "Bir gün, aniden, tam umudumuzu kestiğimiz sırada. O zaman ufuklar aralanır; 'İşte!' diye bağıran bir ses gibidir. Bir kimseye hayatınızın sırlarını dökmek, ona her şeyi vermek, onun için her şeyi feda etmek ihtiyacını duyarsınız! İçinizdekileri anlatmazsınız birbirinize, anlatmadan seziverirsiniz. Hayallerde görüşmüşsünüzdür. Kısacası, şuracıktadır, o kadar aranmış olan yinede hâlâ şüphe eder insan, inanmaktan çekinir; gözleri kamaşıp kalır, karanlıklardan ışığa çıkar gibi..."