Bütün bu koşuşturmacalar, bütün bu sesler, başka hayatların bütün tezahürleri, fiziksel ve ruhsal olarak tek tip yaratılmış bütün bu ayaktakımının hayatları bana tuhaf ve anlamsız geliyordu.
Bazen çıkmaya hazırlanırlarken kendini banyo aynasında görüyor, yüzündeki salak ve mutlu ifadeye bakıp kendini takım elbise giydirilmiş bir maymun kadar saçma ve grotesk buluyor, aynayı yumruklamak istiyordu.
Artık lokantalarda, sokaklarda, partilerde çiftlere bakıp merak ediyordu: Neden birliktesiniz? Birbirinizde vazgeçilmez ne buldunuz? İçinizde bir başkasının doldurması gereken hangi boşluk var? Artık ona göre başarılı bir ilişki, her iki tarafın birbirlerinde öne çıkan özellikleri keşfedip bunlara da değer vermeyi seçtiği ilişkiydi.
Kendi kendine, Jude'u düzeltmeye çalışmayacağına dair söz verirken, birini çözmenin onu düzeltmeyi de istemek olduğunu unutmuştu: Bir soruna teşhis koyduktan sonra onu çözmeye çalışmamak hem ihmalkarlık hem vicdansızlıktı.
Gece yarısı binayı dolandığı saatlerde, insan kisvesine bürünmüş bir iblis olduğunu, gündüz taşımak zorunda olduğu kostümü gece çöktü mü çıkararak doğasına dönebileceğini hissediyor.