Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hafif Spoiler İçerir.
Puan vermedi·112 syf.·
2026 2. kitabı
Kör Baykuş, insanın kendi içine düştüğü karanlığın en çıplak hâlidir. Ölüm hissinin kendisi zaten korkunç bir şeyken, asıl ürpertici olanın insanın ölmüş olduğunu hissederek yaşamaya devam etmesi olduğu bu eserde açıkça görülür. Anlatıcı, yaşam ile ölüm arasında sıkışmış bir bilinç hâliyle karşımıza çıkar; nefes alır ama yaşamaz, hisseder ama ait olamaz. Bu yüzden kitap bir olay örgüsünden çok, bir ruhun yavaş yavaş çözülüşüdür. Yazar, kaotik ve hastalıklı bir zihnin duygu ve düşüncelerini son derece berrak bir şekilde aktararak dikkat çekici bir başarı ortaya koymuştur. Bu zihinsel kırılmanın kökleri ise karakterin geçmişinde gizlidir. Daha doğmadan hayatının bir çıkmaza sürükleneceği bellidir. Babasının annesine duyduğu yoğun aşk, annenin kayıtsızlığıyla karşılık bulur; annenin haz, eğlence ve şehveti her şeyin önüne koyması, çocuğun dünyasında derin bir boşluk yaratır. Bu durum, yalnızca bir ilgisizlik değil, aynı zamanda ruhsal bir aktarım gibidir. Annenin dengesizliği, karakterin zihninde yankılanan bir çatlağa dönüşür. Anlatıcının halasıyla büyümesi ve anne sevgisinden mahrum kalması, onun sevgiye dair algısını temelden bozar. Halasına duyduğu ilgi ve süt kardeşiyle evlenmesi, sevgi ile saplantının birbirine karıştığını gösterir. Sevgi, onun dünyasında doğal bir bağ değil, eksikliğin yarattığı bir bağımlılık hâlidir. Bu yüzden kurduğu ilişkiler sağlıklı değil, kırılgan ve hastalıklıdır. Eserdeki kadın figürü, anlatıcının zihnindeki bölünmüşlüğün en belirgin yansımasıdır. Bir yanda ulaşılmaz, neredeyse kutsal bir kadın; diğer yanda ise bedenine indirgenen, aşağılanan ve nefret edilen bir eş vardır. Anlatıcı, karısına karşı hem derin bir aşk hem de yoğun bir nefret besler. Onun başka erkeklerle birlikte olması, bu çelişkiyi daha da keskinleştirir. Kadın ya
İnsan ve Duygular
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2020 44. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 00:42
Etkileyici... Kaç parçaya bölünebilir insan acaba? Kaç farklı ruha beden olur, kaç farklı bedene de anlam katan ruh olabilir? Bu kadar farklılığı da bu kadar özdeşleştirebilir. Kelimelerin ruh ve kişilik, ruhun ve kelimelerin kişilik olduğu bir anlatım. Kendi içinde iç içe geçmişliğin romanı ve ifadesi. Alışkanlıklarınızın dışında bir okuma deneyimi... Merak edenlere duyurulur..
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2000 214. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Bu eseri okurken insan şaşkınlık içine girer. Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı ve nihayet romanın "kahraman"ı, aslında tek kişidir, esrarengiz genç kız, bayader ile kahramanın karısı kahpe de öyle. Sanki farklı farklı eserler iç içe geçmiş ama ustaca birleştirilmişler. Dindar görünüp te dinin btün yasaklarını yapan insanlara da bir eleştiri var bu eserde. Nefsin çok pis istekleri de var eserde. Her okurun okuyabilecek olduğu bir eser değil fakat okuyunca dilinden keyif alabilirsiniz hikayeciliği yaşatma hissettirme kabiliyetini beğenirsiniz. İnsanı içine alıyor eser.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
5/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Şu ana kadar İran edebiyatından tanıdığım Hayyam ve Samed Behrengi'ye artık Sadık Hidayet de eklendi.Kitabi okumadan önce yazarın hayat hikayesini bilmek gerekiyor Yazar zengin bir ailenin çocuğu olarak yurt dışında eğitim alıyor. Fakat içsel sıkıntıları var. Iki kez intihar girişiminde bulunuyor.Üçüncüsünde henüz 48 yaşındayken Pariste havagazını açarak intihar ediyor. Sadık Hidayet içinde yaşadığı tüm bunalımlarını bu kitaba aktarmış sanki.Kitabın ilk yarısında olay yok.Aslında var ama tamamen hayal alemi gibi. Sonrasında geçmiş ve günümüz birbirine karışıyor. Kişiler de öyle.Kitaptaki kişiler aslında aynı kişi. Bir kişiyi birden fazla karakterle anlatıyor yazar. Bu da aslında bozuk ruh halini anlatıyor. Baştan sona karamsar bir kitap.Fakat hastalığı ve ölüm korkusunu çok güzel anlatmış. Ağır basan yaşama isteğini... Sadık Hidayet İran gibi bir ülkede ölümden sonra yaşam olması beni korkutuyor diyor.Hiçliğe inanıyor, öyle olmasını istiyor.Zaten kitabı Paris 'te yazıyor ve İran 'da satışı yasaklanıyor. Modern İran edebiyatının temsilcilerinden ve devrimci bir yazar. Kitap çok hoşuma gitmese de İran edebiyatına bir başlangıç oldu.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Bunalımla Geçen Bir Hayatın Yansıması
6/10
·112 syf.··
2020 39. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2020 04:40
Ben kitaptan önce kitabın yazarının yaşamına ilişkin bir kaç kelam edip oradan kitaba geçiş yapacağım. Kitabın yazarı Sadık Hidayet İran asıllı bir yazar. Üniversite okuması için ailesi tarafından Fransa'ya gönderilen Sadık Hidayet 25 yaşlarında iken Paris dolaylarında bir marinada intihara teşebbüs eder ancak çevreden yetişen bir sandalcı tarafından kurtarılır. Ancak, anlaşılan bu inithar düşüncesi yazarda sürekli yaşamaya devam eder. Daha sonrasında 48 yaşında Paris'te uzun günler süren arayışlar sonrasında havagazlı bir ev kiralar. havanın çıkış yapabileceği tüm delikleri tıkar. Daha sonra traş olur, üstüne oldukça şık kıyafetler giyer. Yanında bulunan bütün müsveddeleri yakar ve ardından havagazını açar ve 25 yaşında denediği ancak başarısız olduğu intiharı bu sefer gerçekten gerçekleştirir. Kör Baykuş, yaşamı bu ruh haliyle geçmiş ve ilginç bir intihar girişimiyle hayatını sonlandırmış Sadık HİDAYET'in en ünlü eseri. Yazarın hayatına yer verdim zira, eser yazarın ruh halinin adtea bir yansıması. Kimi eleştirmenler yazarın uslubunu Franz KAFKA'ya bira benzetiyorlar. Bir yakınıma Franz KAFKA'nın "Dönüşüm" isiml eserini okumsı için vermiştir. Yakınım kitabı okuduktan sonra "Ben ne okudum lan" şeklind tepkide bulunmuştu. Şuna kesinlikle eminim ki, Sadık HİDAYET'in Kör BAYKUŞ'unun yanında Franz KAFKA'nın Dönüşüm kitabı adeta "Cin Ali'nin Serisi" gibi kalıyor.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 43. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2024 17:26
Sadık Hidayet Modern İran Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden biri. Buna rağmen eserlerinde Batı Edebiyatı'na daha yakın. Kafka'nın etkisinde kaldığı ve hatta eserlerinde Kafka'dan daha karamsar olduğu görülür. Kör Baykuş'ta roman kahramanını yazan mı Sadık Hidayet yoksa roman kahramanı mı Sadık Hidayet diye düşünmeden edemedim. Kahraman varoluşsal sancılar çeken, bölünmüş bir kişilik. Kitapta sözü geçen kadınlar ise konuşmayan, düşünmeyen edigen yapıda hatta cansız "şey"ler gibi aktarılıyor. Kadını ulaşılmaz güzellik imgesi olarak aktarmış yazar. Kitapta hayal ve gerçek içiçe geçmiş durumda. Okuduklarımı unutsam da yeniden okusam dediğim bir kitap oldu. Okuyacak olanlara keyifli okumalar... Kitapla kalın...
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
6/10
·112 syf.··
2020 4. kitabı
Tekrarlayan çok cümle var. Sürekli başa dönüyormuşsunuz gibi hissettiriyor.İnce bir kitap olmasına rağmen ağır ilerliyor.Sadık Hidayet in dili beni çekmedi
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 15. kitabı
Kör Baykuş şimdiye kadar okuduğum romanlar arasında en olağandışı olanlardan biridir. Anlamak, dolayısıyla da anlatmak çok zordur bu romanı. Her okumadan sonra, bu anlayamamaktan kaynaklanan anlatamamazlık öylesine çarpıcıdır ki, “sen anlamazsan, senin dediğin de anlaşılmaz,” diye bir not düşme gereği duyarsınız. Ama, kesinlikle oldukça doyurucu bir eser. Etkisinden uzun zaman kurtulamayacağınızı garanti veririm.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Pales Yayınları · 201836,7bin okunma
Kör Baykuş - Sadık Hidayet
8/10
·95 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:44
Bazı kitaplar vardır, neresinden başladığın çok önemlidir. Kendi adıma kitaba yanlış yerden başladığımı itiraf edebilirim. Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarla ilgili önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanıza vesile olacaktır. "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." Eserde kahramanın farklı bir psikolojiye sahip olduğu görülüyor. Olaylar da psikozlu ruh haliyle anlatılıyor. Bu nedenle mekanlar ve zaman arasında geçişler oldukça belirsiz ve gerçek ile hayal ürünü arasında da aynı belirsizlik devam ediyor. Sadık Hidayet bir intihar ile son veriyor yaşamına. Eserde de ölüm kelimesine sıklıkla rastlanıyor. Ancak yine de eserdeki kahraman ile yazarın hayata bakışını özdeşleştirmek doğru olmayacaktır. Zira kahraman eserde bir cinayet işleyebilen nitelikte gerçekte ise karıncayı dahi incitmeyen bir karakterdedir. İran Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak tanınmaya değer bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Farklı bir dili ve üslubu var. Kendisinde Ömer Hayyam'ın etkisini de görmek mümkün. Eserde kullanılan birçok kelimenin açıklaması da dipnotlar ile verilmiş. Kısa olmasına rağmen yorucu bir o kadar da değerli bir eser. Eserden başladığım incelememi yine eserde yazarın hayatı bölümünde yer alan bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Ölümünden az önce bir hikâye taslağı
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
“KÖR BAYKUŞ…”
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 18:07
Çok bilinen, hakkında fazlasıyla yazılan bir eser. Okumakta biraz geç kaldığımın farkındayım, ama başyapıt diye bir şey varsa o da Kör Baykuş’tur. Modern İran Edebiyatından farklı bir kitap. Sadık Hidayet ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Biyografisinden ve kitaptan anladığım üzere, yazar hayatı boyunca kendini bir yere ait hissetmemiş. Hayatı sıkıntı, baskı ve bunalımlarla geçmiş. Yaşadıkları ve okudukları yazarı din karşıtlığına ve Ömer Hayyam hayranlığına sevketmiş. Üç ülkeye bölünmüş, İran’da doğmuş, Fransa’da eğitim almış, Batı ve Doğu kültürüne karışmış ama yine de kendini bir yere koyamamış. Kör Baykuş’ta da dediği gibi: ‘Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam; gönlüm başka yerde, aklım başka yerde ve ayıplıyorum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleyim ben, böyle de kalacağım. Acayip, biçimsiz bir karışımım,’ diyor. Ölüm temasının yoğun olduğu, karamsar bir insan ve karanlık bir hikâyesi var.. Hikâye, alkol ve afyon bağımlısı ruh hastasının hayatı anlamlandırmaya çalışması, güzellik ve dürüstlüğü aradığı yolda yenik düşerek, kendini şeytana teslim edişini anlatıyor. Kitaptaki kahramanımızın işi kalemdanlar* üzerine resim yapmak, bunları boyamak. (*Kalemdan: Ar. eskilerde kalem konulan kutu). Yaptığı resimlerde hep bir servi çiziyor. Dibinde kambur ihtiyar bir adam, bağdaş kurmuş oturuyor, Hint fakirine benziyor. Karşısında siyah entarili bir genç kız, ona eğilmiş bir gündüz sefası uzatıyor, aralarında bir dere. Bu resmettiği güzel ile evinin penceresinde rast geliyor. Bir bakıyor aynı manzara. Sonrasında gelişen olaylar bir sanrı mı yoksa gerçek mi, işte orası size kalmış.. Kör Baykuş romanının ilk yayını Hindistan’da yapılmış, çünkü yazarın memleketi İran’da satışı yasaklanmış. O dönemin politik havasında çeşitli içsel buhranlar (alkol ve
Roman-Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet